KENDİNİ YAVAŞ YAVAŞ SEVDİREN ŞEHİR: KATMANDU

”Birini çok sevmeniz için, O’na ilk anda vurulmuş olmanız gerekmez. Bazen en güzeli zamanla keşfetmek ve fethetmektir karşındakini. Zamanla anlarsın ki, ilk bakışta fark edilemeyecek bir derinlik var karşında, öyle bir derinlik ki git, git bitmiyor, sev sev yetmiyor.. ” Bence sadece insanlar için geçerli değil bu duygu hali. Bir ülkeyle, bir şehirle, bir sokakla da kurabilirsiniz benzer bir ilişkiyi. Benim başıma geldi örneğin: Nepal’in başkenti Katmandu’da.

Dürüst olayım, pek de güzel başlamadı Katmandu ile ilişkim. Nepal’i Anlama Kılavuzu’nda ayrıntılı anlattığım gibi Nepal  vizesi havalimanında alınıyor. Biz 20 kişilik bir ekiptik, bu nedenle vize işlemleri yarım saatten fazla sürdü. Vize aldıktan sonra bagaj dağıtım bölümüne gittiğimizde bavullarımızın çoktan bagaj bandından alınıp kenara koyulduğunu gördük. Orayı gördüğüm ilk an kötü bir his oturdu içime, ”benim bavulum çıkmayacak bunların içinden ” dedim kendi kendime. Onlarca siyah bavul vardı, benimkini bulmak kolay olmayacaktı, zaten bulamadım da. Bavulum uçağa yüklenmemişti, göndermeleri de 2 gün alacaktı, en az 2 gün bavulsuzdum.

Bavul Hazırlarken Dikkat!

Kıssadan hisse bir uyarıda bulunmalıyım size; benim bavulum İstanbul’daki bir sıkıntı nedeniyle kaybolmuştu ama gittiğim 20 kişilik gruptaki bir arkadaşım da aynı kötü kaderi paylaştı benimle. Bavulu başkasınınkine çok benzediği için başka bir yolcu kendinin sanıp O’nun bavulunu götürmüştü. Siz siz olun, mümkünse siyah değil, renkli bir bavul götürün yanınızda, görünen bir yerine ad-soyad ve Nepal’deki ulaşım bilgilerinizi mutlaka yazın. 

Ne İyi Bir Öğretmensin Katmandu!

Katmandu ziyaretim, aslında 8 günlük tüm Nepal ziyaretim, önceden planladığım, hayal ettiğim, uzun süredir iple çektiğim bir gezi değildi. Hiç aklımda yokken, kendi şartlarını kendi yaratmıştı Nepal. Ama bu gezi sonrası görüyorum ki, hiç aklınızda olmayan şeyler, aklınızın hiç alamayacağı değişiklikler yaratabiliyor hayatınızda. Nepal gezisinin hayata, insanlara, mutluluğa bakışımı bu denli etkilemesinde Katmandu’da deneyimlediklerimin, tanıştığım insanların büyük payı var kuşkusuz.

Ölü yakma törenlerini izlemek hayatımdaki en büyük deneyimlerden biriydi örneğin. Size garip hatta belki ürkütücü gelen, başkalarının normal’i hatta kutsal’ı olabiliyor. Hayatta en çok beslendiğim duygulardan biri de bu; kendime benzemeyene yakın olmak. Çünkü bence insan en fazla şeyi kendine benzemeyenden öğreniyor, her şeyden önce saygıyı ve hoşgörüyü.

Şimdi Nepal’in 1680 yılından bu yana başkenti olan Katmandu’ya götüreceğim sizi, bugüne kadar tanıştığınız pek çok kültürden farklı bir hayata dahil olmaya hazır olun:

Mutluluk Konfor Alanının Dışına Çıkınca Başlar!

Katmandu ile ilgili verebileceğim ilk tavsiye konaklama yerleriyle ilgili. Biz 20 kişilik Patika Travel ekibi olarak Apsara Boutique Hotel ‘de konakladık. Nepal genel olarak ucuz bir ülke olduğu için konaklamaya çok büyük miktar ayırmanız gerekmeyecek. Biz geceliği 200 TL dolaylarında kalmıştık örneğin. Hijyen olarak Nepal standartlarına göre iyi durumdaydı, banyoda sıcak su vardı, yeri de merkeziydi, şehrin ana caddesi Thamel’in yakınındaydı. Nepal’deki konaklama yerleriyle ilgili gitmeden önce bilmeniz ve orada olduğunuz sürece de unutmamanız gereken tek bir detay var: konfor ve lüks aramayın! Aslında bunu sadece konaklama için değil, Nepal gezisinin tüm aşamalarıyla ilgili yazıyorum: Nepal sizi konfor alanınızdan çıkaracak, yer yer fiziksel, yer yer psikolojik olarak zorlayacak. Tam da bu yüzden gittiğinizden farklı bir insan olarak döneceksiniz Nepal’den. ”Mutluluk konfor alanının dışına çıktığın zaman başlar’‘ cümlesini ite kaka yaşatacak size.

Katmandu’nun Tapınakları

Nepal denilince akla genelde Budizm gelse de, Budistler ülkenin 1. değil, 2. büyük topluluğu.  Nepal’in yüzde 80’i Hindu, yüzde 10’u Budist, yaklaşık yüzde 5’lik kesim de Müslüman. Bu nedenle çok sayıda Hindu tapınağı, zaman zaman da Budist tapınakları göreceksiniz. Tapınakları görmeniz için kilometrelerce yol gitmenize gerek yok, kuvvetle ihtimal otelinizin sokağının sonunda, alışveriş yaptığınız marketin dibinde, yemek yemek için gittiğiniz restoranının yolunun üzerinde… her yerde, her yerde irili ufaklı pek çok tapınakla karşılaşacaksınız. Ben size en büyük ve bu dinlere inananlar tarafından en kutsal sayılan birkaç tanesini anlatacağım:

Pashupatinath Tapınağı ve Ölü Yakma Törenleri:

Burası Hindular için en kutsal yerlerin başında geliyor. Öylesine kutsal ki, pek çok Hindu yaşamını sonlandırmak için buraya gelmek istiyor. Hindu geleneğinde ateş tüm sunulanları Tanrı’ya taşıyan bir elçi gibi görülüyor ve yaşamının sonunda da insanları Tanrı’ya taşıması için ölüler yakılıyor ve külleri nehre atılıyor. Pashupatinath Bagmati Nehri kenarına kurulmuş bir tapınak. Burada ölüler yakıldıktan sonra külleri Bagmati Nehri’ne atılıyor ve bu nehir Hindistan’ın kutsal sayılan, ünlüüü Ganj nehriyle birleşiyor, böylelikle ölen kişinin günahlarından arındığına inanılıyor.

 

Hindu değilseniz nehrin tapınak kısmına geçmenize izin yok, ölü yakma törenlerini nehrin diğer kısmından izliyorsunuz. Ölen kişi tahtalar üzerine konup, sandal yağıyla yağlanıyor ve bir süre bekletiliyor. Sonrasında da kendi akrabaları tarafından yakılıyor, hatta varsa bu işlemi oğlu yapıyor. Tören sonrasında bu işlemi gerçekleştiren kişi tören için saçlarını kazıtıyor, ölü yakma işlemi bittikten sonra da bir süre inzivaya çekiliyor.

Tören sırasında havada ağır bir koku olduğunu söylemeliyim. Ben hiç ihtiyaç duymamıştım ama zaman zaman Katmandu’da yoğun olan egzoza önlem olarak cebinize bez bir maske atarsanız, onu burada da kullanabilirsiniz.

Maymunlu Tapınak: Swayambunath

Burası Katmandu’ya yaklaşık 10 km uzaklıktaki bir Budist tapınağı. Swayambunath ”kendi kendine var olan, yükselen” anlamına geliyor. Adından da anlaşılacağı gibi tapınak epey yüksekte, yaklaşık 400 metredeki bir tepede.

Araçla ilerlemek istemezseniz yürüyerek tırmanabiliyorsunuz, bu da yaklaşık 300 basamak çıkmak anlamına geliyor. Yol uzun ama yol boyunca yalnız olmayacağınız için sıkılmanız olası değil; nüfus yoğunlukları sebebiyle tapınağa 2. adını vermeye hak kazanan maymunlar size eşlik ediyor olacak.

Önünüzdeki merdiven basamağından, tepenizdeki ağaçlardan, arkanızdaki meyve tezgahından… her yerden bir maymunun size selam vermesi olası. Ancak bunlar yırtıcı Makak maymunları oldukları için, bu selam bazen size pahalıya patlayabilir, o yüzden elinizde ya da çantanızın açık bir bölgesinde yiyecek bulundurmamaya çalışın ve maymunlarla temas etmeye kalkışmayın, cüzdanlarınızı da iyi koruyun!

Tepeye çıktığınızda bir stupa göreceksiniz. Stupa, Budistler için kutsal sayılan türbelere verilen ad. Swayambunath’taki stupanın yaklaşık 2 bin yıllık bir geçmişi olduğuna inanılıyor. Stupanın 4 taraftaki gözleri Buddha’nın gözlerini ve her şeyi gördüğünü temsil ediyor. Gözlerin altında birlik beraberliği temsil eden bir işaret var.  Üstteki 13 halka da ruhun tüm arzulardan arınıp en üst seviyeye çıkması için, yani yaygın olan tabiriyle Nirvanaya ulaşmak için geçilmesi gereken aşamaları temsil ediyor, en tepedeki simge de Nirvana’nın kendisini.

Tapınağın altın bölümü gerçek altın, 20 kilogramdan fazla altın kullanılmış. Stupa 2015 depreminde hasar görünce, bu altın bölüm de dahil her yer büyük paralar harcanarak yenilenmiş. Pek çok ev ve yolun deprem sonrası hala yıkık dökük olduğu ülkede, bir tapınağa böyle bir servet harcanması garip gelmişti. Sordum, burası kutsal sayıldığı, aynı zamanda en çok turist çeken yerlerden biri olduğu için öncelik tanınmış.

Tapınağın etrafındaki sunaklarda insanlar adak adıyor. Adak konusunda Budistler ile Hinduların arasında çok net bir ayrım var: Hindular Tanrılarına adak olarak çiçek sunuyor ancak bu gelenek Budistlerde kesinlikle yok. Onlar çiçek koparmanın günah olduğunu düşündükleri için Tanrılarına asla çiçek sunmuyor. 

Videoda gördüğünüz silindir şeklindeki çarklar dua çarkları. Nepalliler bu çarkları döndürerek dua ediyor, dilek diliyor. Çarkların dönmesiyle öğretilerin tüm evrene yayıldığına inanılıyor.

Bu anlar görüntü olarak çok ilginç ve renkli ama fotoğraf makinesinin deklanşörüne ya da akıllı telefonun tuşuna basmadan önce çok önemli bir detayı hatırlamak gerekiyor: O insanlar oralarda ibadet ediyor ve pek çoğu bunun görüntülenmesini istemiyor. O yüzden dini olarak kutsal sayılan yerlerde fotoğraf çekerken insanların tepkilerini mutlaka göz önünde bulundurun.

Swayambunath’ın en önemli özelliğinden biri, Budistlerin kutsal saydığı Stupa ile Hindu tapınağı arasında 5 metreden daha az bir mesafe olması. Bu da, Nepal’in hoşgörüsünü gösteren bir örnek olarak ziyaretçilerin belleğine kazınıyor.

Bunların yanı sıra Swayambunath’ta bir de Dünya Barış Havuzu göreceksiniz. Bozuk parasını havuzun ortasındaki çanağın içine atabilenlerin dileklerinin gerçek olduğuna inanılıyor. Yapması biraz zor, benden uyarması!

Budistlerin En Kutsalı: Boudhanath Stupa’sı:

Stupa demişken Nepal’in en büyüğünü es geçmek olmaz. Boudhanath Budizm’in Katmandu’daki merkezi kabul ediliyor. İçeri yalnızca Budist rahipler girebiliyor. Ziyaretçiler Stupa’yı dışarıdan incelemekle yetiniyor. Budizm inancına göre insanların arınması gereken 108 kötülük var bu yüzden de Budistler Stupa’nın etrafını 108 kez döndüklerinde cennete gideceklerini düşünüyorlar. Stupa’nın tepesinden aşağı doğru inen renkli bayrakların da bir anlamı var tabii. Üzerlerinden mantra adı verilen şiirler, dizeler var, bunlar Budistlerin dualarını temsil ediyor.

Hindu Din Adamları: Sadular

Hem yukarıda anlattığım 2 Hindu tapınağında hem de Katmandu’nun pek çok meydanında karşılacağınız kişiler bunlar. Renkli kıyafetleri ve aksesuarlarıyla turistlerin dikkatini çekiyorlar ve ufak bir bahşiş karşılığı hepsine teker teker poz veriyorlar. Verdikleri ”fotoğraf hizmeti” karşılığında para alma konusunda ısrarcılar, vermezseniz kızıyorlar , bilginiz olsun.

Tabii bunlar gerçek sadular değil, onların parayla pulla, şovla işleri olmaz. Bunlar daha çok işi ticarete ve şova vurmuş kişiler. Asıl Hindu adin adamları Sadular dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş, inzivaya çekilmiş kişiler, onları görebilmek pek mümkün değil.

Katmandu’nun Meydanları Thamel ve Durbar

Thamel Meydanı Katmandu’da inanç turizminden sıyrılıp günlük hayata karışacağınız yer. Alışveriş için en doğru noktalardan biri. Nepal işi şallar, incik boncuklar, ünlü outdoor mağazalarının ürünleri… ne arasanız burada bulabilirsiniz. Burada ve Nepal’in her yerinde alışveriş yaparken aslolan pazarlık yapmak. İlk söyledikleri meblağdan illa ki düşüyorlar, sakın unutmayın!

Thamel aynı zamanda gece hayatının da en canlı olduğu nokta. Hem Nepal hem de Dünya mutfağı restoranları yan yana dizilmiş, gecenin ilerleyen saatleri için de pek çok gece kulübü.

Durbar Meydanı ise Eski Şehir’in kalbi olarak biliniyor. UNESCO Dünya Mirası listesinde. Bu meydanda 1000 yıl öncesine gidecek, etrafınızda 12. yüzyıldan kalma binalar göreceksiniz, bir de pek çok irili ufaklı tapınak, hediyelik eşya tezgahları, güvercinler, inekler… Eski Kraliyet Sarayı, Narayanhity Durbar Müzesi bu meydanda ziyaret edebileceğiniz önemli mekanlar. Her birinin girişinin ücretli olduğunu unutmayın.

Bhaktapur’u da Mutlaka Görün!

Katmandu’ya 13 km uzaklıkta bambaşka bir şehir, bambaşka bir Dünya burası. Burası Katmandu Vadisi’ndeki 3 Nepal Krallığı’ndan biri. (diğerleri Patan ve Katmandu)  Bu yüzden de Krallığa ait pek çok yapı görecekseniz, en çok ziyaret edilenlerden biri Kraliyet Sarayı.

Bhaktapur 2015’teki depremde en çok zarar gören yerlerden bir tanesi. Depremin üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen yaralar sarılmamış, çünkü eldeki kısıtlı kaynak daha turistik bölgelere ayrılmış. Nepalliler kendi güçleri yettiğince evlerini onarmaya çalışıyor. Nepal’de pek çok işte olduğu gibi bu işte de asıl yük kadınların omzunda.

Bhaktapur Katmandu’daki son durağımızdı. ”E bu kız Nepal’de ne yenir- içilir, trafik nasıldır, hastalanma riskimiz var mı, hangi para birimini kullanacağız, peki vizeyi nasıl alacağız, turla mı gitmek daha iyi, yalnız mı? hiçbirinden bahsetmemiş” demeyin, hepsini Nepal’i Anlama Kılavuzu yazısında ayrıca anlattım. Yine de atladığım, merak ettiğiniz başka bir detay olursa ozgen_elif@yahoo.com’a mail atarsanız yanıtlarım, hem de seve seve! Yeter ki mevzu Nepal olsun!

Katmandu’yu sevdiyseniz, Nepal’deki diğer duraklarım Pokhara, Chitwan ve Nagarkot‘u da merak ettiyseniz, şehir isimlerinin üzerindeki linklerden ulaşabilirsiniz.

 

KENDİNİ YAVAŞ YAVAŞ SEVDİREN ŞEHİR: KATMANDU” için bir yanıt

  1. Ben de 2012’de Kuzey Hindistan ve Nepal’e gittim, ve aynı sizin kafada, aniden ve coğrafya hakkında hiç okumadan gittim…Elbette ki vuruldum, uzun süre, aylarca etkisinde kaldım…çok derin bir kültür….Ama, sonradan bazı konularda, ayıldım, örneğin Katmandu’da 2008’de Kraliyet ilga edildi, ve o ülkenin birçok önemli ailesi yurtdışına gönderildi, mallarına el kondu, bunu Batılı güçler gerçekleştirdi. O ülkenin düzenini-nizamını bozdular, şu an gençler otellerde bir nevi global işçi simsarı diyebileceğimiz “İnsan kaynakları” ile uğraşan tiplere CV hazırlamakla, önünde yurtdışına kapağı atabilmek için kuyruk oluşturmakla meşgul (belli mesleklerde çok iyiler), ülkede düzen bozulmuş, siyasi istikrarsızlık var, ülkenin kaynakları kapanın elinde kalıyor, insan sermayesi gençlerin ülkeye bir hayır yok yurtdışına gitme derdindeler, daha 10 yıl öncesine kadar içinde yaşanılan o güzelim binaları-sarayları boş, bakımsız, çünkü içinde yaşayan kişileri yurtdışına atmış durumdalar. Bu Batılılar ki kendi ülkelerinin çoğu halen krallıktır, monarşi ile yaşıyoruz ama demokrasi de var barış içinde yaşıyoruz diye havaya girerler, (İngiltere, İsveç, Norveç, Danimarka, İspanya, Hollanda, vb) ama başka ülkelerde oturmuş düzen bozulsun, diye bütün PR bütün radyo-televizyon güçlerini belli dönemlerde belli ülkelere teksif edip yok özgürlük, yok demokrasi, o ülkelerde belli sınıfları yok ederek, o ülkelerin dengelerine müdehale edip, düzen bozmayı pek severler. Çünkü yönetici sınıfı yok edince, ülke başıboş kalıyor, yağmalıyorlar, üstelik de şu anda “globalizm” kelimesi ile hipnoz ederek bunu yapıyorlar, büyük şirketler eliyle. Yazıktır ki Nepal de yiyici Batılıların bozmaya başladıkları bir kültür…Batılılar paraları değerli diye gelip ülkede istedikleri gibi at koşturuyorlar…üstüne üstlük sanki bu gidişatta hiç rolleri olmamış gibi, zeytinyağı gibi üste çıkıp, “Nepal’de yolsuzluk, Nepal’de corruption” haberleri ile kendi getirdikleri hükümetleri her sene düşürmekle ülkeyi iyice istikrarsızlaştırmakla meşguller. Her sene yeni bir hükümet geliyor… Birleşmiş Milletler’in güya korumaya aldığı o tarihi eserlere de acıyarak baktım, BM eliyle hayal satılan Nepalliler, her söylenene inanmışlardır bir de garibim bu Nepalliler. O kadar da fakirler ki…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s