UCUZ BARSELONA MÜMKÜN MÜ?

Evet mümkün! Ama belirli yöntemleri izlerseniz:)

Biz aylaaar önce THY’nin kampanyasından 450 TL’ye bulunca almıştık uçak biletimizi. Ama bu arada Euro uçtu gitti tabii.  Konaklama, yeme-içme, turistik mekanlara giriş ücreti vs… Hal böyle olunca bunların hepsini en küçük bütçeyle yapmayı denedik. Dürüst olayım, Barselona’nın ucuz bir şehir olduğunu söyleyemeyeceğim. Ama Barselona’yı ucuza gezmenin ve bunu güzel vakit geçirerek yapabilmenin yolları var. O yüzden bu yazıyı bölümlere ayırıyorum. ”Ucuz-pahalı” kavramları göreceli olduğu için de bunlardan uzak durup , listemi ”Düşük-Daha Yüksek Fiyatlı” olarak yapıyorum. Herkes bütçesine göre istediğini seçer artık:)

Buyrunuz Gezgin Muhabirella’nın ”Barselona’da Haftasonu” notları:

Barselona’da Konaklama:

Konaklama konusunda bütçeyi düşürmenin 2 yolu var:

Birincisi: Otel yerine pansiyon ya da Barselona’da yaşayanların evini paylaştığı yöntem olan Air BNB ‘yi tercih etmek. Oteller gecelik 400 TL’den başlıyor ama Air BNB ‘de gecelik 250 TL’den itibaren ev bulabiliyorsunuz. ‘Zaten hep gezeceğim, koca evi ne yapayım, bir oda bana yeter’ derseniz ve ortak banyo kullanımının sizin için sakıncası yoksa, o zaman sadece oda kiralarsanız bu fiyat daha da düşüyor.  (150-200 TL civarı) 

İkinci yöntem ise:  Şehir merkezinde kalmak. Şehrin merkezindeki La Rambla Caddesi’ne ve Plaça De Catalunya (Katalonya Meydanı) ‘na yakın bir yerde kalırsanız, pek çok yere yürümeniz olası. Barselona çok düzenli bir şehir, ziyaret etmeniz muhtemel pek çok nokta da şehir merkezine yakın. Dolayısıyla merkezde konaklarsanız ulaşım masrafından kurtulmuş olursunuz. 

Barselona’da Ulaşım:

Yukarıda yazdığım son cümle , yani bilet parasından kurtulmak ya da en aza indirgemek önemli. Çünkü Euro’ya vurduğunuzda ulaşım size biraz pahalıya patlayabilir. Bu konuda da hesap yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar var: Barselona’da isterseniz 1 günlük ya da ne kadar kalacaksanız o kadar günlük sınırsız bilet alabilirsiniz. 2 günlük 14, 3 günlük 21 Euro civarında. Biz son gün havalimanına gidişimizi de hesap edip 3 günlük sınırsız bilet aldık ama yanlış yapmışız. Havalimanından merkeze Aerobus adı verilen otobüsler gidiyor, tek yön 5.30 Euro. Ama günlük sınırsız biletler Aerobus’larda geçmiyor. Bizim İstanbulkart’ların Havataş’ta geçmediği gibi yani. Dolayısıyla hesabınızı yaparken havalimanına gidişin masrafını ayrı tutun. Biz ettik, siz etmeyin a dostlar:)

Barselona’da Kahvaltı: 

  • Düşük Fiyatlı Kahvaltı: Biz kaldığımız 3 günün 2 sabahında az sonra anlatacağım yöntemi uyguladık. Barselona’da en güzel geçen zaman dilimlerinin başında gelir kesinlikle. Önce La Rambla Caddesi’nde bir sabah yürüyüşüne çıkıyorsunuz. La Rambla Barselona’nın en merkezi caddesi. Yürümesi çok keyifli. Her iki tarafta çiçekli balkonlu binaların ve dükkanların olduğu bir yolun ortasındaki kaldırımdan yürüyorsunuz. Kafanızı kaldırdığınızda yolun iki tarafındaki ağaçların başınızın üzerinde birleştiğini görüyorsunuz. (devasa ve yemyeşiller gerçekten de).  Kaldırımda karşınıza çıkan butik çiçekçiler ve hediyelik eşyacılar da cabası. Sokak müzisyenlerine ve ressamlarına rastlama ihtimalinin güzelliğini de belirtmeden geçmeyeyim… 

… İşte Plaça De Catalunya Meydanı’ndan başlayıp bu cadde üzerinde yürürken, bir nokta gelecek sağ tarafınızda Barselona’nın en eski pastanesi Escriba kalacak. Ben burayı ilk gördüğümde Gaudi’nin bir eseri falan sandım, mimarisi öyle güzel:

 

Biz Escriba’ya girip 1.70 Euro’ya  taptaze ve çok leziz kruvasan alıp, çantamıza attık. Yolu devam edince sol tarafta da Bakery N Time karşımıza çıktı. 2.50 Euro’ya kocaman baget sandviçleri de yanımıza alıp yürüyüşe devam ettik. Yol bizi denize çıkardı. Önce yat limanının olduğu marinayla karşılaşıyorsunuz, üşenmez biraz daha yürürseniz Barcelonata plajına çıkıyor yolunuz. İşte buralarda büfeden bir kahve alıp banklara kurulup deniz manzaralı kahvaltı yapmak birinci seçenek. Yaz mevsimine denk geldiyseniz Barcelonata Plajı’nda yüzebilirsiniz de:)

İkinci seçenek ise: Marinadan plaja değil , sol taraftaki Parc De La Ciutadella tabelalarını takip edip Barselona’nın en güzel parklarından birine gitmek. 

Parka giriş elbette ücretsiz. Biz gittiğimizde hava pırıl pırıldı. Büfeden birer içecek kapıp (hadi 2 Euro da o olsun) çimlere şalımızı serip saatlerce yayıldık. Etrafta yoga yapanlar, koşuşturan çocuklar, bir de kruvasanlarımızın tadını merak eden köpekler vardı. 

Parkın çok güzel bir de gölü var. Kano ile yarım saatlik tur kişi başı 8 Euro civarında. Gölün güzelliğini en iyi fotoğraf ve videolar anlatır sanırım:

Zamanı ve bütçesi olan park içindeki hayvanat bahçesine de girebilir. Yetişkinler 20 Euro, çocuklar 11 Euro. Ama -hayalkırıklığı riskini azaltmak için – girmeden içeride hangi hayvanların olduğuna dair bilgi alın derim. 

  • Daha Yüksek Fiyatlı Kahvaltı: ”Uzun uzun oturup kahvaltı edeyim, yeni mekan keşfetmiş olayım” derseniz Barselona’da kahvaltı için Milk ‘i önerebilirim. Akdeniz tost (9.25 Euro)  ve sebzeli omletin (9.95 Euro) tadına bakmadan çıkmayın derim. 

Barselona’da Tapas ve Sangria: 

  • Düşük Fiyatlı Tapas ve Sangria: Barselona deyince klasikler tapas ve sangria tüketmeden olmaz tabii. Cerveceria Catalana ‘yı mutlaka not alın. (adres linkte var)  Burası kesinlikle Barselona’da gittiğim en iyi tapas restoranı. Birkaç önemli ipucu: Bir bar, bir de restoran tarafı var. Belki kuyruk beklemeniz gerekebilir ama mümkünse bar tarafına oturun, daha uygun fiyatlı yemek yersiniz. Şahane soslu patatesli tapasları patates bravas (4.25 Euro) ve kızarmış ve Katalan tuzuna batırılmış küçük biberlerden oluşan Pimientos De Padron (4.65 Euro) mutlaka denenmeli. Ekmeksiz yemek masası sevmeyenlerdenseniz sarımsaklı ve domatesli baget ekmek Plato Pan Tomate 2.45 Euro. Sangria’nin sürahisi 14.65 Euro , 4-5 kişiye rahat yeter. Kalabalık değilseniz kadeh de alabilirsiniz. 

  • Daha Yüksek Fiyatlı Tapas ve Sangria: Bu kategori için de 2 ayrı restoran önereceğim. İlkine göre çok çok pahalı değil, bir tık daha pahalı, lezzetlerine de kefilim. İlki Santagustina Tapas Bar. Barselona’nın en güzel caddelerinden birinde, El Born’da. Pek çok dar sokağın açıldığı ufak bir avlunun tam ortasında burası. Dışarıda oturmak isterseniz, avluda kocaman şemsiyelerin altında oturuyorsunuz. Etrafınızda sokaktan geçen turistler, köpekler, çocuklar… .buranın ortamı çok hoşuma gitmişti, lezzeti de bir o kadar. İçecek olarak İspanyolların köpüklü şampanyası Cava’yı deneyebilirsiniz. Santa Aitana’ya (kadehi 4.30 Euro)  kefilim. Sangria içmek isterseniz de kadehi 6.00 Euro. Tapas olarak kalamarlarından bahsetmeden geçemeyeceğim. Kızartırken kullandıkları un vs. çok başarılı , denemek isteyene Calamar Romana’nın porsiyonu 8.25 Euro. 

Bir de Bar Lobo var. Biz kaldığımız yere yakın olduğu için (La Rambla) bir gece tesadüfen bulmuştuk burayı. En çok hesabı burada ödedik ama atmosferi ve lezzeti düşünüldüğünde hizmet-fiyat dengesinin iyi olduğunu söyleyebilirim. Kitap yapraklarından oluşan abajurları, kentteki sanatsal etkinliklerin posterlerinin asılı olduğu yüksek sütunları beni çok etkilemişti:

Yemeklere gelince: Patates bravas 5.50 Euro, soslu rulo tavuk Pollo Tandoori 8.50 Euro ve kızarmış patlıcan kroket Berenjenas Fritas 6.50 Euro. Ana yemek de denemek isterseniz 12 Euro ve üstü olarak düşünün.

 

Barselona’da Tatlı: 

  • Düşük Fiyatlı Tatlı: Barselona’nın en leziz tatlısı kesinlikle churros. Kendisiyle henüz tanışmamış olana: Bizim tulumba tatlısını şerbete değil sadece şekere batırdıklarını düşünün. İçine de krema ya da daha da fenası nutellaa!!! Nasıl kulağa hoş geliyor değil mi?? Tadı da bir o kadar hoş, yemeden dönmeyin derim. Ama kötü bir yerde yerseniz, kreması kötü, hamuru bayat olursa hayalkırıklığına uğrarsınız. Xurreria Trebol en taze, en leziz churros’u yiyebileceğiniz yerlerden, gözünüzün önünde yapıyorlar caaanım churros’ları:

Tek churros’un fiyatı yazmıyordu ama bir torba dolusu tatlıya 6 Euro vermiştik. Fiyat skalasının uygunluğunu buyrun buradan hesap edin:)

Bir de Chök diye bir yer var ki, akıllara zarar. La Rambla Caddesi üzerinde. Donutlar, çikolata topları, kronutlar, kruvasanlar… İnsan hangisinden yiyeceğini şaşırıyor. İçeride büyük bir masa var, oturup orada yiyebiliyorsunuz ya da paket yaptırıyorsunuz. Lezzetine ve temizliğine göre fiyatları oldukça makul. Benim yediğim aşağıdaki tatlı 2.50 Euro idi ve kesinlikle değerdi: Bizim yuvarlak çokoprens bisküvilerinin arasında duble çikolata koyduklarını, üstünü beyaz çikolatayla kaplayıp, onun üzerine de çilekli çikolata rendelediklerini düşünün:

  • Daha Yüksek Fiyatlı Tatlı: Bu önerim cupcake ve pancake sevenlere. Brunch&Cake ve diğer şube Cup&Cake uzun uzun oturup kahve yanında tatlı tüketebileceğiniz mekanlar. Pancake’ler 5.50 Euro’dan, cupcake’ler 7 Euro’dan, kahveler 2.50 Euro’dan başlıyor. 

Barselona’da Turistik Yerler:

İşte burası isteseniz de bütçeyi düşüremeyeceğiniz bölüm, çünkü sabit fiyat. Barselona demek ünlü mimar Gaudi demek. Gaudi’nin dünyaca ünlü pek çok eserini gezebilirsiniz. Ben gitmeden önce ‘Bu adamı çok mu abartıyorlar acaba?’ diye düşünmüştüm, abartmadıklarını birebir gördüm. Düşünce ve düşüncesini hayata geçiriş biçimine hayran kalmamak elde değil.

Hem Gaudi eserlerini hem de diğer turistik noktaları gezerken vermeniz gereken karar şu: Sadece dışarıdan bakıp mı hayran kalacaksınız, yoksa içini de gezecek misiniz? Bu konuda ben kendi deneyimlerimden yola çıkarak – fazla tarihi bilgiye boğmadan- size oralarda hayatınızı kolaylaştıracak birkaç püf nokta ve binalara giriş fiyatlarını yazacağım. Ama ”bu fiyata değer mi, bu gezilere ne kadar bütçe ayırmalı?” Bu konuda herkesin kararı kendine:)

Başlamadan önemli not: Ben gittiğim yerlerin giriş koşullarını ayrı ayrı yazacağım. Ama Barcelona Pass alırsanız, 15 farklı noktaya erişim sağlıyor, dolayısıyla ayrı ayrı ücret ödemekten ve daha da önemlisi sıra beklemekten kurtulmuş oluyorsunuz. ‘Bu kart ne kadar, nerelere giriş imkanı sağlıyor? ‘ vb. soruların yanıtları için  bu linke buyurun.

Park Güell:

Gaudi’nin Güell ailesine soyluluk göstergesi olarak yaptığı park. Giriş bileti internetten alırsanız 7 Euro, kapıdan alırsanız 8 Euro. En önemli tüyo: Biletinizi mutlaka internetten alın ve mümkünse birkaç gün önceden alın, bu link size yardımcı olur. İnternet sitesi her saat için bilet vermeyebilir. O zaman anlayın ki o saatler için katılım çok yoğun ve yer yok. ‘İnternet bileti ayrı, kapı girişi farklıdır, oraya gideyim , nasıl olsa kapıdan girerim’ demeyin!!!! İnternet bilet vermiyorsa kapıdan da almıyorlar. Park zaten şehir merkezinde değil, taksiyle 10 Euro, otobüsle 25 dakika uzaklıkta, bilet almadan giderseniz boşuna gitmiş olursunuz!!! Gezgin Muhabirella demişti dersiniz:)

Park Güell ile ilgili 2. önemli ipucu: Burası Barselona’nın en turistik yerlerinden biri, dolayısıyla günün her saati dopdolu. Biz sabahın 8’inde ‘boş olur, rahat rahat gezeriz’ diye gittik. Tur otobüsünden inen Japonları ve Korelileri görünce bu hayallerimiz suya düştü. Dolayısıyla bence en iyisi Güneş’in tepede ve ışığın en iyi olduğu öğle saatlerinde gitmek. Şart değil tabii ama fotoğraflar en çok bu saatlerde güzel çıkar:) )

La Sagrada Familia:

İşte beni en çok şaşırtan Gaudi eseri. Fotoğraflarda yüksek, heybetli, gri bir bina gibi görünüyor , çok ilgimi çekmiyordu. Gel gör ki La Sagrada Familia’yı uzaktan sevmek aşkların en güzeli değilmiş:) Çünkü asıl güzelliği detaylarında saklı ve onları yakınına yaklaşmadan göremiyorsunuz. Buraya mutlaka gidin ve en azından dışarıdan heybetine hayran kalın. İçeri girmek isterseniz bilet fiyatı 15 Euro. Buyrunuz ayrıntılar için bu linke. 

Casa Batllo:

Gaudi’nin sıfırdan yaptığı değil, daha önce yapılmış bir binayı restore ettiği eseri. Ejderha postu görünümündeki çatısının renkleri, balkonları  vs.. her şeyi çok etkileyici bence. Kemikler Evi olarak da biliniyor. İçini gezmek isterseniz bilet fiyatı 23.50 Euro, buyrun linke. Bileti mutlaka internetten alın, yoksa çooook beklersiniz.

 

Casa Mila:

Gaudi yapmış yine yapacağını. Bu bina daire ve ofislerden oluşan bir rezidans olarak tasarlamış. Demir balkonlarının tasarımı bile hayran kalmaya yetiyor. İçerinin tasarımı, bu tasarım sayesinde ortaya çıkan eşit ışık dağılımı ve çatısındaki figür ve heykeller ‘bilet parasına değer, ben bir gezeyim’ dedirten cinsten. Gündüz turları ve akşam turlarının fiyatları ayrı. Buna da bu linkten bakabilirsiniz. Aynı uyarı: Çok kalabalık oluyor, bileti internetten alın!

Camp Nou:

İşte Barselona’nın sembollerinden ve önde gelen geçim kaynaklarından biri. Barcelona futbol takımının stadı burası. Burayı görmek için 2 seçenek var: Ya müze turu bileti alıp gezeceksiniz, ya da maç gününe denk gelirseniz bilet alıp maç izleyeceksiniz. Biz gittiğimizde deplasmandalardı, o yüzden maça gidemedik, şanslıysanız size denk gelebilir. Ama uyarmak zorundayım: Bilet fiyatları azcık(!) pahalı. Bir sonraki hafta yapılacak Sevilla maçı için en kötü yerden 96 Euro’ya alınıyordu bilet, 250 Euro’ya kadar yolu var…!!!!

Müze ve stadyum turu 25 Euro. Bıkmadan yazacağım: Biletinizi internetten alıııın!!  Bu linkten. Ben bu tura katıldım ve verdiğim ücrete değdi gerçekten de. Stadyum çok heybetli, etkileyici. Soyunma odalarından yedek kulübelerine, basın odalarından saha kenarına kadar her yeri gezebiliyorsunuz.

Barselona rehberini bitirmeden mutlaka belirtmeliyim: La Rambla, El Born caddeleri ile Gothic Quarter’ı boydan boya dolaşın, mutlaka ara sokaklara girin. Çok güzel, çoookk….

 

Rehberin sonuna geldim. Ben 3 günde ne deneyimleyebildiysem onları yazmaya çalıştım, başka sorusu olan varsa ozgen_elif@yahoo. com ‘a mail atıp sorabilir. Cevabı biliyorsam yanıtlarım:)

Son not: Siz de benim gibi Akdeniz kültürünü sevengillerdenseniz, Barselona’yı mutlaka görün!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s