COLMAR: ANLATTIKLARI KADAR VAR!

Fotoğraflarına bakınca ‘burası gerçek mi?’ ya da ‘gerçekten fotoğraflardaki kadar güzel mi acaba?’ diye soruyor insan. Ben de uzun zamandır görüp kendi kararımı vermek istiyordum. 170 TL’ye gidiş dönüş uçak bileti bulunca da hemen planımı hayata geçirdim. Bu bilet fiyatı göze-kulağa gerçek dışı gelse de kesinlikle gerçek! Pegasus’un her yıl Eylül’ün son haftası yaptığı yüzde 50 indirim kampanyasını takip etmeniz yeterli. Bu vesileyle ben de Colmar’da bir haftasonu geçirdim ve başlıktan da anlaşıldığı gibi ben de Colmar’ı Sevenler Kulübü’ne katıldım:)

foto2

Colmar’ı sevmemin tek sebebi yukarıdaki fotoğraftaki süslü hali değil. Masal diyarı olarak anlatılan turistik bölgeleri gerçekten güzel, ama bir de madalyonun diğer yüzü var ve ben o yüzü de pek beğendim, yani Colmar’ın turistik değil, kasabalıların yaşadığı noktalarını. Turistlerin aktığı değil, hayatın aktığı sokaklarını. İkisini de anlatacağım , turistik olandan başlayayım. Ama her şeyden önce ulaşımın nasıl sağlandığını bilmek lazım, di mi?:)

c6

Colmar’a Nasıl Gidilir?

Colmar’a gitmenin benim bildiğim 3 yolu var. Şöyle ki:

1- Ben İsviçre’nin Basel kenti üzerinden gittim, en hızlı ve kolay yol bu. Havaalanında indikten sonra 50 numaralı otobüse binip son durakta, SBB tren istasyonu durağında iniyorsunuz. Tren istasyonundan Colmar’a direk tren var, 30 dakika sürüyor. Önemli uyarı: İsviçre’de Euro değil İsviçre Frangı geçiyor, yanınızda bilet için İsviçre Frangı bulundurun ya da kredi kartınızı kullanın. Bilet fiyatı tek yön 17 İsviçre Frangı (58 TL). Ben gitmişken bir gece Basel‘de kalmıştım hiç gerek yok, şehir aşırı pahalı.

2- Basel Havalimanı’nın 3 ülkeye çıkışı var: İsviçre, Fransa ve Almanya. Fransa çıkışından çıkıp havaalanından kalkan otobüslerle St. Louis tren istasyonuna gidebilirsiniz. Buradan da tren hattı değiştirerek, araç kiralayarak ya da otobüsle Colmar’a geçebilirsiniz.

3- Paris üzerinden gitmek isterseniz direk trenle yaklaşık 2,5 saat, aktarmalı 3,5 saat sürüyor. Bilet fiyatları çok değişken, 25 ile 160 Euro arasında değişiyor. Yakın takip gerek!

Benim zamanım yoktu yapamadım ama Colmar 170 km’lik Alsace Şarap Rotası’nın kasabalarından sadece biri, o rotada çok güzel yaklaşık 70 köy ve kasaba var. Vakti ve nakti olana şiddetle tavsiye. Tren bu rotada çok uygun olmaz, kendinizi tur otobüslerine emanet etmek ya da araç kiralamak en iyisi. 

Colmar’da Neresi Gezilir? 

Petite Venise-Little Venice-Küçük Venedik Colmar’ın en turistik bölgesi. Ren nehrinin alt kolu olan Lauch nehri boyunca rengarenk Ortaçağ evleri var. O renkler yetmemiş bir de pek çoğunu aksesuarlarla süslemişler. Arnavut kaldırımlı, kıvrımlı sokakları ve su kanalları da kasaba daha da çekici olsun diye bu evlerle işbirliği yapmış resmen. Bu kanallarda gondol ile tur da yapılabiliyor.

c28

c26

img_4621

Bu binalardan bazılarını restorana, bazılarını markete ya da hediyelik eşya mağazasına çevirmişler. Turistik bir kasaba olmasına rağmen, ziyaretçilerin üzerinde baskı kuran bir havası yok buranın. Hediyelik eşya almak için girdiğinizde size illa ki bir şeyler satmak için peşinizde dolaşmıyorlar (pek çok turistik yerde kabusum olduğu için buranın havası iyi geldi bana.) Örneğin şu kalp motifli turkuaz bina bir hediyelik eşya mağazası. İsmi Version Originale 68 , çok da güzel hediyelikler var.

foto3

Colmar, girişinden itibaren insanı şaşırtıyor. ‘Özgürlük Heykeli’nin burada ne işi var? ‘ diye soruyorsunuz çünkü bir kopyası kasabanın hemen girişinde. New York’taki heykelin tasarımını yapan Fransız heykeltraş Frédéric Auguste Bartholdi Colmar’lı olduğu için Özgürlük Heykeli’nin bir kopyasını iliştirivermişler. Gitmişken sadece heykelini görmekle yetinmeyin, müzesine de restoranına da gidin Bartholdi’nin.

c2

Colmar’da Alışveriş 

‘Birkaç renkli bina görür, bir de yemek yer giderim’ derseniz Colmar’a haksızlık etmiş olursunuz, çünkü çok daha fazlasını vaad ediyor. Örneğin uzuuuun alışveriş caddeleri var. Rue des Marchands bunlardan biri, Araç trafiğine kapalı, alışveriş hevesine sonuna kadar açık bir cadde burası:)

c1

c23

c24

Bizimkinden iyi olmasın Colmar’ın da bir Mısır Çarşısı var. Adı  Covered Market. Küçük Venedik’te, Des Ecoles Caddesi’nde. Baharatlar, peynirler, Alsace şarapları. Boş bavulla gitmeniz için tek başına bir neden burası. İçinde kahve içip ayaküstü yemek yiyebileceğiniz yerler de var.

c11

c9

Alışveriş konusunda değinmeden geçemeyeceğim bir yer daha var: Au Brin de Paille. Burası bir şarküteri. Peynirler, Alsace şarapları ve envai çeşit sos. Ben en çok en son kısmıyla ilgilenmiştim. Hiç kırmızı biberli ya da trüf mantarlı hardal denediniz mi örneğin? Burada hepsini bulabilirsiniz. Küçük Venedik’te burası, çok merkezi yani. Turistik tur sonrası otele dönmeden uğranası:

c19

c5

Colmar’da Nerede Kalınır? 

Ben Küçük Venedik yakınındaki Hotel Turenne’de kaldım, geceliği yaklaşık 250 TL idi. Tam merkezde değil ama 5 dakikalık yürüyüş mesafesinde ve en önemlisi temiz. Odalar büyük ve lüks değil  (mini barı yoktu örneğin) ama aradığınız iyi bir lokasyon, temizlik ve iyi bir hizmetse burayı öneririm. Küçük Venedik’e daha yakın ve daha lüks oteller de var. St. Martin ve Le Columbier bunlardan ikisi.

foto-7

Colmar’da Ne Yenir, Ne İçilir?

Brasserie Des Tanneurs. Tesadüfen bulduğum bir restoran burası, ve ‘iyi ki’ dediğim. Yemekleri çok leziz ve fiyatları Colmar’daki pek çok restorana oranla (özellikle Michelin yıldızlı olanlar) çok daha uygun. Ben akşam yemeği için rezervasyon yaptırmadığım için pek çok restoranda boş yer bulamadım (burası kulağa küpe olsun: düşük sezonda bile gitseniz pek çok restoranda akşam yemeği için rezervasyon gerekiyor.) Sonunda bu restoranda boş masa bulunca kendimi içeri atıverdim. Colmar’a özgü pizza ile lahmacun arası bir lezzetleri var, adı tarte flambee. Ben burada sebzelisini denedim ve çok beğendim, yanına da bir Alsace şarabı (Riesling tavsiye) ve küçük bir salata. Toplam 14 Euro’ya kalktım masadan. Şahane tatlılarında da gözüm kaldı ama midemde yer kalmadığı için deneyemedim.

c14

Girişte açlıktan ve soğuktan etrafa bakınmamışım, meğer bu restoran gündüz gezerken dekorasyonuna hayran kaldığım, defalarca fotoğrafını çektiğim kırmızı süslemeli mekanmış. Gezerken gözünüze ilişirse ve açıksa içeri girip bir kahve-tatlı denemesi de yapabilirsiniz:

c12

Yine böyle dış görünüşüne tav olup sonradan restoran olduğunu öğrendiğim bir yer daha var: Wistub De La Petite Venise. 

c29

c7

Rezervasyon yaptırmadığım için yer bulamamış ve yemeklerinin tadına bakamamıştım. Burasıyla ilişkim önünde bol bol fotoğraf çektirmekle kısıtlı kaldı, neyse bir dahaki sefer belki:)

c30

Bir de Atelier Des Saveurs var önerebileceğim. Burası bir İtalyan restoranı, arkada alakart kısmı var, oturup pizza, makarna… vs. istediklerinizi yiyebiliyorsunuz. Ama vitrindeki paninilerde, bruschetta’larda gözünüz kaldıysa ve sadece ufak bir şeyler atıştırmak istiyorsanız, o zaman masada yer vermiyorlar, paket olarak yanınıza alabiliyorsunuz. Hava güzelse yanınıza alıp banklarda atıştırmak iyi ve uygun fiyatlı bir çözüm olabilir.

Colmar’ın Diğer Yüzü

Gelelim en başta bahsettiğim madalyonun diğer yüzüne, yani Colmar’ın turistik olmayan kısmına. Ben tren istasyonundan çıktıktan sonra 15 dakikalık yolu yürümüştüm. Şansıma yağmur da vardı, pıtır pıtır damlaların altında, sarı yaprakların arasından yol aldım… ve hiç bitmesin istedim.

c15

fullsizerender-5

Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz bu yere de o yolda rastladım. Burası bir butik otel, restoran ya da müze değil, Colmar’da yaşayan bir ailenin evi.  Noel hazırlıkları başlamış,  ben oradan geçerken evde yaşayan yaşlı kadın çatıya süsler asmaya çalışıyordu. Kadraja ucundan kıyısından giren çam ağacı dekoratif, yapay ağaç değil, gerçek çam ağacı. Kadraja girememiş  ama bir de posta kutusu vardı evin önünde ve doluydu. Bana Colmarlıların teknolojiye yenilmediğini, hala mektup mesaisi yaptıklarını düşündürdü, içim ısındı bu ihtimalle:)

c16

Pek çok ev müstakil, ama öyle olmayanlar da en fazla 3 katlı. Gökdelenlere de yenilmemişler yani. Bakir, gösterişsiz ve çok huzurlu. Bir insana iyi gelmesi için bu 3 özellik yeterli değil mi zaten?

fullsizerender-3

Colmar yazımı bu fotoğrafla bitireyim istedim, Küçük Venedik’te rastladığım bu kalpli pencereyle.

Kalın sevgiyle…




Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s