Trullo Mu? O Da Ne?

Güney İtalya’nın, Puglia’nın en meşhur yerlerinden biri Alberobello. Bu şanını da koni şeklinde çatılara sahip evlerine, nam-ı diğer trulli’ye borçlu. Lecce‘den sonra trene atlayıp bu ünlü evleri görmeye gittim, tam 24 saat geçirdim. Hangi trullo en güzel, nerede kalınır, neresi gezilir…? Hepsini anlatacak kadar anlamaya vaktim oldu yani. Başlıyorum:

fullsizerender16-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Trulli mi trullo mu?

Yukarıdaki paragrafta bu evleri tarif etmek için ikisini de kullandım. Hangisi doğru? Açıklık getireyim: İkisi de. Trullo tekili, trulli çoğulu için kullanılıyor. Peki neden koni şeklindeler? Rivayete göre 13. yüzyılda kral yeni evlerden vergi alacağını söyleyince kasaba halkı çare düşünmeye başlamış. Bu evlerin çatıları kireç taşından. Çatılar yapılırken taşların arasına harç konmamış, bu yüzden de en üstteki yuvarlak tepeyi çekince çatılar birden dağılıveriyormuş ve ortada ev kalmıyormuş. Böylece vergi memurlarını atlatıyorlarmış. Bendeniz bu hikayeden biraz kuşkulandığım ve turist çekmek için uydurulan bir efsane olma ihtimalini yüksek gördüğüm için oradakilerle konuşup gerçeği anlamaya çalıştım. Ama ne mümkün! Daha önce gittiğim yerlerde çektiğim İngilizce konuşan sıkıntısı bir anda İngilizce konuşan yokluğuna bıraktı kendini. Bir tane bile anlaşabileceğim insan bulamadım maalesef! Neyse hikayesi bahane, başlayalım trullo’ları gezmeye.

img_3475

Alberobello’ya Nasıl Gidilir?

Alberobello sahilde değil, iç kesimde. Ulaşım yerel ağlarla sağlanıyor. Dolayısıyla Polignano A Mare yazımda yaptığım uyarıyı burada tekrarlamakta fayda var: Yerel tren ağları Pazar günü çalışmıyor, not alın! 

img_3417

Lecce’den Alberobello’ya gitmek için aktarma yapmanız gerekiyor: Öncelikle 1,5 saatlik bir yolculukla Martina Franca’ya gidecek, orada yeni bir trene binip 15 dakikalık bir yol daha gidip (2. durak) Alberobello’ya ulaşacaksınız. İstasyondaki görevliler İngilizce bilmediği için anlaşmak çok zor, nitekim görevli kadın bana yanlış peronu tarif etti ve ben az daha yanlış trene biniyordum!! hatta bindim bile!! Ama emin olamadığım için yanımdaki amcaya sordum, tabii ki o da İngilizce bilmiyordu ama biletimdeki Alberobello yazısını görünce bavulumu kapıp apar topar beni aşağı indirdi. Meğer ters yöne giden trene binmişim! Bunun için Martina Franca treninin peronlarını ekrandan takip etmenizi ve tekrar tekrar sormanızı öneririm. Sözle anlaşamıyorsanız biletteki yer adını gösterip treni işaret edin. O zaman herkes anlıyor:)

Lecce’nin tren istasyonu da hayli değişikti. 7. perondan kalkacak trenim için bavulumu rayların üstüne yapılan bir bölümden geçirmek zorunda kaldım. Yanlış anlaşılmasın, yolu bulamadığım için yapmadım bunu, 7. perona geçmenin tek yolu buydu. Trenlerin gelmediği zamanlarda kullanmak şartıyla tabii:)

img_3409

img_3411

Alberobello’da Nerede Kalınır?

Trullo’ların yoğunlukta olduğu 2 cadde var Alberobello’da: Rione Monti ve Aia Piccola. İlki daha turistik olan cadde. İkincisi daha yerel, oradaki trullo’larda hala birileri yaşıyor, çoğunun önünde çamaşırlarının asılı olduğunu görebiliyorsunuz, ya da bebek arabalarının park ettiğini:

fullsizerender17-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Seçiminizi bu ayrıma göre yapmanız en doğrusu olur. Benim kaldığım trullo Aia Piccola’da idi, yanımdaki trullo’da yaşlı bir çift yaşıyordu hatta. Ben yerel halkın içine karışmayı sevengillerden olduğum için bu bölgeyi tercih etttiğime memnun kalmıştım. Kaldığım Tipico Resort‘u kesinlikle tavsiye ederim.

img_3419

Burası gerçek bir trullo değil, yani diğerleri gibi 13. yüzyıldan kalma değil, sonradan trullo şeklinde yapılmış. Kapı açıldıktan sonra dik bir merdivenle aşağı iniliyor, temiz ve ferahtı. Ama mağara evlerde kalmakla ilgili sıkıntısı olan, ucundan kıyısından klostrofobiden nasibini alan varsa rahatsız olabilir, demedi demeyin!

img_3420

Alberobello’da Neresi Gezilir?

Trullo’ların bol bulunduğu, yukarıda da yazdığım 2 cadde Rione Monti ve Aia Piccola gezilecek başlıca yerler. Ben turistik olanla Rione Monti ile başladım. Turistler için her detay öyle ince düşünülmüş ki, girişte fotoğraf çektirilmesi için çiçekten bir kapı bile yapmışlar. E emekleri boşa gitmesin diye ben de konduruveriyorum bir poz:

fullsizerender18-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Buradaki trullo’ların çoğu ya hediyelik eşya mağazası olmuş, ya da market. Açıkçası buranın turistik havası beni biraz rahatsız etmedi değil. Herkes gözünün içine bakıyor alışveriş yapasın, kendi teraslarına çıkıp bahşiş bırakasın diye. Ama yine de evlerin o havası ‘iyi ki gelmişim, bir kere de olsa görmeli buraları.’ dedirtiyor insana.

fullsizerender22-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Bu caddede trullo’dan yapılma kilise de var, ikiz trullo anlamına gelen Trullo Siyamese de.

img_3549

Bu caddedeki trullo’ların üzerinde güneş gibi, kalp gibi simgeler var. Hatta bazı trullo’ların girişinde bu simgelerin anlamlarının yazdığı kağıtlar da bulunuyor.

fullsizerender19-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

img_3440

Sonrasında diğer caddeye Aia Piccola’yu geziyorum, bence burası kesinlikle daha az turistik ve daha güzel.

Günbatımı Nerede İzlenir?

‘Bir daha güneşin trullo’ların üzerine battığını görme şansım olmaz muhtemelen’ diye gitmeden önce bu sorunun yanıtını iyice araştırmıştım. Benim keşfettiğim 2 seçenek var: Rione Monti’deki bazı trullo’ların üstünde terasları var, zaten girişte ‘Panaromici’ yazıyor. Onların yukarısına çıkıp güneşin batışını izleyebiliyorsunuz. Çok yüksek olmadığı için trullo’ların üstüne değil ,arasına batıyor Güneş. Şahane bir renk paleti misali:

fullsizerender12-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

img_3621

İkinci seçenek Belvedere Terası‘na çıkıp günbatımını orada seyretmek:

img_3570

Sonrasında tesadüfen Alberobello’da en sevdiğim yere rastlıyorum: Dikdörtgen park. Piazza Del Popolo’da burası. Alberobello ‘güzel ağaç’ anlamına geliyor ve bu park da kasabanın adının hakkını veriyor. Parkın üzerinde özenle kesilmiş ağaçlar var. Bir bütün dikdörtgen şeklinde. O ağaçların altındaki banklarda bir süre oturuyorum… Parklarına verdikleri öneme ve özene hayran oluyorum , bilmem ki siz ne dersiniz?

fullsizerender11-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Alberobello’da Ne Yenir, Ne İçilir?

Akşam yemeğini L’aratro Restoran ‘da yedim. Yüzyıllar önce yapılmış bir trullo burası, sonradan restorana çevrilmiş. Yemeklerinden önce hizmetini yazmalıyım. Garsonları ve şefleri gayet kibar ve ilgiliydi. Lezzet bakımından da bir o kadar hafızada kalıcı bir mekandı. Değişik lezzet arayanlar ançuezli orecchiette’sini deneyebilirler örneğin:) Bİr de tabii ana yemekler gelmeden önce masaya getirdikleri zeytinyağı ve dumanı üstünde tüten ekmekleriyle akşama 1-0 önde başladıklarını belirtmem lazım:

img_3655

img_3660

Bagia Caffe de uğranılası yerlerden. Trullo’ların arasında gezdikten sonra yorgunluk atmak için tercih edilebilir. Ben Lecce Kahvesi’ne doyamadığım için Lecce Kahvesi içmiştim. Akşam saatlerinde de alkolllü kokteyl. Her ikisi de tavsiye!

Alberobello gezisiyle birlikte Puglia’nın 3 durağı geride kalmış oldu. Elde kaldı başkent Bari. Pek yakında geliyor:)

img_3470

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s