İTALYA’NIN ROMANTİK KASABASI: POLIGNANO A MARE

Denizin dalgaları mağaraları, kayalıkları oymuş. O kayalıkların üzerine de bir kasaba kurulmuş. Turkuaz renkli bir denizi, pastel renkli tahta pencereleri, kapıları olan bir kasaba. Romantik & dingin. Hem de çok yakınımızda:

fullsizerender26-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Başlıkta İtalya dediysem Roma, Floransa, Venedik yakınları yani genelde bizim aşina olduğumuz Kuzey İtalya değil, Güney İtalya’dan bahsediyorum. Puglia (okunuşu da yazılışı gibi pek tatlı: Pulya) bölgesine 4 günlük hızlandırılmış bir tur yaptım. Polignano A Mare, Lecce, Alberobello ve Bari’yi gördüm. Hepsini teker teker anlatacağım. İlk ve en çok sevdiğim duraktan başlıyorum: Polignano A Mare’den. Bizim mesleğin temel taşlarındandır, izleyicinin aşina olmadığı bir bölge ile ilgili haber yapıyorsak mutlaka harita koyarız habere. Blogda da bildiğim yoldan şaşmayayım,  ‘neresiymiş bu Puglia?’ sorusuna ‘çizmenin topuğu’ klişesini merkeze almadan(!) bölgeye yakışan renkli haritalı, görselli bir yanıt vermiş olayım. (Polignano A Mare Bari’nin biraz güneyinde):

3bc3fe32a33cda30f06d71c04833b3a5

Puglia Bölgesi’ne en kolay gidiş THY’nin Bari uçuşuyla. THY’nin 2-3 ayda bir yaptığı Güney Avrupa kampanyalarında Bari de var, ben uçak biletini bu kampanyada gidiş-dönüş 320 TL’ye almıştım. Gidişte 2, dönüşte 1,5 saat sürdü yolculuk, yurt içinde bi yere gider gibi, kısacık. Gitmeden önce rota çizerken ‘nerede ne kadar kalsam?’ diye karar vermeye uğraşırken epey zorlanmıştım. Verdiğim en iyi karar Polignano A Mare’de konaklamak olmuş. Kesinlikle ‘küçük bi kasaba, birkaç saatte gezerim’ demeyin. Özellikle yaz döneminde gidiyorsanız yüzme keyfini de hesaba katıp bir gece mutlaka kalın, en az 24 saat geçirin derim.

img_2803

Ben gittiğim dönemde İtalya bizden bir saat gerideydi (yakında değişecek) , dolayısıyla İstanbul’dan 13.30’da kalkan uçak İtalya’nın saatiyle 14.30 gibi inmişti Bari’ye. Benim talihsizliğim mi, genel bir sıkıntı mı bilemiyorum ama neredeyse uçuşun yarısı kadar, yani yaklaşık bir saat bavul bekledim, çantanız küçükse uçakta yanınıza almak iyi olabilir. Havalimanında  pek çok yerde alışık olmadığımız bir uygulama var. Havalimanından çıkmadan bavullar X-Ray’den geçiriliyor, ülkeye ne soktuğunuza bakılıyor yani.

Tren mi Araba mı?  

Ben Polignano A Mare’de kalacağım için direk tren istasyonunun yolunu tuttum. Bavulları aldıktan ve X-Ray’den geçtikten sonra çıktığınız kapının solunda istasyonun yerini gösteren tabelalar var. Bir kat aşağı inip makineden bilet alıyorsunuz. Yanınızda bozuk para bulundurun, makine en fazla 20 Euro kabul ediyor. (ya da kredi kartınızla alabilirsiniz) Önce havaalanının bulunduğu istasyondan Bari Centrale (Bari Merkez) durağına gitmek gerekiyor (4. durak), bu 10-15  dakikalık bir yolculuk, bilet fiyatı 5 Euro. Bari Centrale ‘de indikten sonra bu kez Polignano A Mare için 2,5 Euro’luk biletlerden alıp yaklaşık yarım saatlik yolculuğa çıkıyorsunuz. Aynı istasyondan biniyorsunuz ama platform değişmiş olabilir, ekranlardan kontrol etmek ya da birine sormak gerekiyor.

Güney İtalya’nın tren ağı ayrı bir paragrafı hak ediyor. Trenitalia şehirlerarası ağ, biletlerini makinelerden alabilmeniz mümkün. FSE yerel ağ, biletlerini ‘tabacchi’ diye geçen tekellerden, gazete bayiilerinden alıyorsunuz ve bu ağlar Pazar günü çalışmıyor, rotanızı yaparken aman dikkat!  Tren seferleri nedeniyle zaman zaman sıkıntılı anlar yaşadığımı yazsam yalan olmaz. Özellikle yerel ağların gittiği bölgelerde bazı trenler eski, seferlerde gecikme yaşanması, yolculuk anında bir anda yapılan İtalyanca(!) anonsla tren değiştirmek zorunda kalmanız olası. Bir de her tren seferinde anons yapılmadığı, yapılsa da duyulmadığı konusunda uyarayım. En iyisi tabelaları takip etmek ya da yanınızdakiyle (mümkünse) muhabbet etmek. Ben gittiğim yerlerde oranın halkının arasına karışmayı, sefalarını da cefalarını da paylaşmayı severim, bu yüzden Puglia’yı özellikle trenle gezmek istedim. Ama baştan uyarayım, istediğiniz konforlu bir tatilse araç kiralamanız en iyisi olabilir.

img_2802

Polignano A Mare’ye ulaştıktan sonra kalacağım yerin, Dimora Mediterranea‘nın ulaştırması beni tren istasyonundan aldı. Ulaştırma dediysem öyle servis, araba falan düşünmeyin. Bildiğiniz tuktuk:

img_3006

Otel mi, Konukevi mi?

Kasabada birkaç otel var, onun dışında kalınacak yerler genelde konukevi formatında. Ben Dimora Mediterranea isimli konukevinde kaldım, konaklama için burayı kesinlikle tavsiye ederim. Öncelikle lokasyonu çok iyi, ana meydana çok yakın. Temizlik konusunda da gayet özenliler. E ulaştırmamı da hallettiler, daha ne isterim:)

… 5 dakikalık yolu konukevinin gönderdiği tuktukla katettik, ara sokaklardan ve ana meydan Piazza Vittorio Emanuele’yi geçerek Dimora Mediterranea’nın ofisine ulaştık. Odaları ofisle aynı yerde değil, 3 dakika yürüyüş mesafesinde. Mavili beyazlı tertemiz bir bina karşıladı beni:

fullsizerender27-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

img_2938

Nereleri Görmeli?

Çantamı kalacağım yere bıraktıktan sonra hemen kendimi deniz kıyısına attım:

fullsizerender28-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

fullsizerender29-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Spiaggia Lama Monachile buranın en çok bilinen plajı. Günbatımını izlemek için plajın hemen üstündeki bölgeyi seçiyorum. ‘Volareeee’ şarkısı ile ünlü İtalyan şarkıcı Modugno‘nun heykelini sorarsanız burayı hemen bulursunuz. Heykelin hemen yanındaki merdivenlerden inince kayalıkların üzerinde bomboş bir alan sizi bekliyor olacak. Yalnız olmayacaksınız muhtemelen, fotoğrafçılar, balıkçılar çoktan keşfetmiş buranın muhteşem manzarasını.

img_2857

img_2824

Burası Red Bull uçuşlarının yapıldığı noktalardan da bir tanesi. O dönemlerde gitmek değişik bir deneyim olabilir:

phpthumb_generated_thumbnail

Gün batımını izlemek için ana meydanın çevresindeki ara sokaklarda da çok güzel yerler var. Sokaklarda levhalarını görüyorsunuz zaten, ‘Balconata’ ile başlıyorsa o levha, binanın tepesine çıkıp kasabayı yukarıdan görebileceksiniz demektir. Balconata di Santo Stefano ve Balconata Sul Mare benim not alabildiklerim.

img_2925

Yeni bir yere akşam saatlerinde ulaşmışsam, keşfetme şansım olmadığı için ana meydandaki turistik restoranlardan birine yöneliyorum genelde, burada da öyle oldu. Akşam yemeği için meydandaki Pizzeria Bella Mbriana ‘ya oturdum. Pizzasını çok başarılı bulduğumu yazamayacağım, ama bir kadeh şarap için uğranabilir belki. Tam burada Güney İtalya’da yeme-içmenin Kuzey İtalya’dan daha uygun fiyatlı olduğunu satır arasına iliştireyim. İtalyan şaraplarını ya da aperitivo’larını Roma’da ya da Floransa’daki eşdeğer bir restoranda içtiğinizden yüzde 30 daha ucuza içebiliyorsunuz.

img_3146

Ertesi sabah güne erken başladım. Kahvaltıdan önce biraz ara sokaklarda dolaşıp midemden önce gözüme ziyafet çektim. Rengarenk kapılı, pencereli evleri var Polignano A Mare’nin.. Genelde o kapılar hep açık, tüller uçuş uçuş… O tüllerin ardından kızarmış hamurişi kokusu geliyor… Fotoğrafların bir gün koku duyumuza da hitap edebilmesi dileğiyle birkaç kare konduruyorum:

fullsizerender30-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

img_2906

img_2949

Hamurişi kokusu halalarımın muhteşem pişilerini aklıma düşürüp midemin gurultuları iyice desibel yükseltmeye başlayınca kahvaltı için yola koyuldum. Kaldığım konukevinin bir restoranı yok, kahvaltı için meydandaki Neuro Rerstorante Pizzeria ile anlaşmışlar, beni oraya yönlendirdiler. Pek çok Avrupa kentinde olduğu gibi İtalya’daki restoranlarda da kahvaltı konusunda Türkiye’nin performansını aramamak lazım. Ama yine de İtalyan ortalamasına göre iyi bir kahvaltı olduğunu yazabilirim. Restoranla ilgili en çok hoşuma giden noktalardan biri de , dekorasyonu ve  içinde bulunduğu bina oldu.

fullsizerender31-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Ben tabii ki pastel renk sevdalısı bir kişilik olarak önce binanın turkuaz rengi tahta pencerelerine ve yavruağzı tonlarındaki duvarlarına tav oldum. Sağolsun restoranda çalışan -şu an maalesef adını hatırlayamadığım tatlı garson- kırık dökük İngilizcesiyle sorularımı yanıtlayıp binayla ilgili merakımı giderdi. Bina 700 yıllıkmış, ve şu aralar satılık olan en üst katı- evet sadece bir katı- 700 bin Euro değerinde. Değer mi hiç? !??

img_2934

Kahvaltı sonrası Polignano A Mare turuna devam. Mağazalar zaten 10’a doğru açılıyor. Sadece burası için değil tüm Güney İtalya için hayati bir not: İtalyanların siestası var, dolayısıyla pek çok mağaza ve restoran  10.00 gibi açılıp 13.00-17.00 arası kapanıyor, 17.00’de tekrar açılıp 20.00-21.00’e kadar açık kalıyor. Kasabayı gezme rotasını bu saatlere göre ayarlamak en güzeli. Örneğin denize girecekseniz ya da siz de odanızda siesta yapmak isterseniz mağazaların kapalı olduğu saatleri bu şekilde değerlendirebilirsiniz.

Dün ulaştırmamı sağlayan tuktuklarla kasaba turu da yapılıyor, 40 dakikalık tur 18 Euro. Ben tabana kuvvet gezdiğim için tuktukları sadece poz vermek için kullanıyorum. Şansıma birkaç saat içinde gelin arabası olacak bir tuktuk denk geliyor, yeni gelin kontenjanından izin alıp konduruveriyorum bir poz.

fullsizerender32-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Tuktuk pozu sonrası ara sokaklarda kaybolmaya devam ettim. Via Porto yani Şairler Sokağı fotoğraf makinemin deklanşörüne en çok bastığım sokak oldu sanırım. Bunda evsiz Guido’nun büyük payı var. Guido yaklaşık 2 yıl önce Polignano a Mare’ye gelmiş ve belediyeden ev istemiş ama talepleri karşılık bulmamış. O da ‘buralar hep benim’ dercesine kapıların üzerine İtalyanca şiirler yazmaya başlamış. Sonra işi daha da ilerletmiş, meydandaki restoranların sandalyelerinin, hatta bir kafede dekoratif olarak kullanılan televizyonun üzerine bile şiirler yazmaya başlamış.

img_3019

img_2935

Yazılar bir süre sonra kasabanın en öne çıkan özelliklerinden biri olmuş, öyle ki seyahat yazılarında ve bloglarda Polignano A Mare’yi aradığınızda ilk karşınıza çıkan detaylardan biri bu. Guido ister istemez kasabaya çokça şan-şöhret kazandırmış ama belediye O’ndan bir evi esirgemiş. Hala da evsiz, plajın yakınındaki köprünün altında yaşıyor.  Son zamanlarda tepki olarak yazılarının bir kısmını silmeye başlamış Guido, özellikle bu tahta kuklaların hemen yanındaki merdiven yazıları silinmeden görmek lazım bence. Buradan yetkililere de çağrım olsun: Guido’yu evsiz, bu kasabayı da şiirsiz bırakmayın!!

img_3030

Bu ara sokaklarda konukevi olarak kullanılan çokça eski bina var. Elbette çiçekli balkonlar, renkli tahta pencereler, balkonlarda küçük sandalye ve masalar.. Pek çok İtalyan şehrinde görmeye alışık olduğumuz manzaralarla karşılıyor beni bu sokaklar. Kasabada en yaygın ulaşım araçlarından biri bisiklet olduğu için kapı önlerine bırakılmış çokça bisiklet de görüyorum. Ama bir binada hiçbir yerde görmediğim _muhtemelen bundan sonra da görmeyeceğim_ bir kare ile karşılaşıyorum ve hemen fotoğraf makineme sarılıyorum: Dam üstünde bisiklet, vur deklanşöre parmağı:)

img_2952

Güzellik ve özgünlük dediğin detaylarda saklı bence. Bu, şahıslar için de geçerli, mekanlar için de. Polignano A Mare’nin renkliliği, naifliği sokaklarındaki detaylardan çok belli. Siz hiç başka yerde sigara paketleri için yapılmış böyle bi kutu gördünüz mü?

img_2897

Pizza mı, makarna mı, balık mıııı?

Yeme-içme meselesine gelince… Mutlaka yazmam gereken bir yer var: Pesceria. Bir nevi deniz ürünleri kafe’si. Fiş alıp sıraya girip sipariş veriyorsunuz, sonra da siparişinizin masaya gelmesini bekliyorunuz. Ben midye tavasını denedim, yanına da bira patlattım, 9 Euro ödedim. Balık burgerler, karton kutuda kalamar kızartma, somonlu brusschetta… seçenek çok, lezzet enfes. Aç gidin, çok aç gidin!!

img_3097

img_3094

vejeteryan sevenler için Mint,

tropik aromalı şahane kahve  için Dei Serafini, (limon ve krema vardı kahvenin içinde, adı da Cafe Specialite)

mağara içinde , lüks yemek isteyenler için Grotta Palazesse, (rezervasyon şart, şortla girmek yasak)

ayaküstü bir içki için La Casa Del Mojito ,

meyveli yoğurt&taze meyve suyu için Joya Canti di Stagione. (personel İliora’nın sohbeti de bir o kadar tatlı)

img_2993

img_2989

Böylelikle Polignano A Mare yazımın sonuna geliyorum. Kasabanın tadı damağımda, Spiaggia Lama Monachile Plajı’nda yüzememiş olmak da içimde uhde kalıyor. E bunlar da yeniden dönüp gelme sebepleri işte:))

İlk duraktan sonra sırada Lecce, Alberobello ve Bari var. Çok yakında onları da yazmış olacağım… Arkası yarın:)

img_3121

İTALYA’NIN ROMANTİK KASABASI: POLIGNANO A MARE’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s