GERGEDANLA BİR SELFIE?

Evet fotoğrafta görüldüğü gibi beyaz gergedanla sadece selfie çekebildim ama bu kadar yakınlarına yaklaşabilmiş olmak bile çok güzeldi:) Dolayısıyla Afrika seyahatinde Cape Town’dan sonra şimdi de ‘Güney Afrika’da nerede safari yapılır’ sorusuna cevap olacak bölüme geldi sıra, ilgililerin dikkatine;)

Balayımıza Cape Town ziyaretinden sonra, 1 saatlik uçuş mesafesindeki Grahamstown’da devam ettik. Afrika Havayolları SAA ile bir iç hatlar uçuşu yapıp ülkenin doğusundaki Port Elizabeth Havaalanı’na gittik. Oradan da bizi gideceğimiz yerin ulaştırma şirketi aldı, yaklaşık 1 saatlik kara yolculuğundan sonra da önümüzdeki 4 gün bizi tüm dünyadan koparacak yere geldik. Kichaka Luxury Game Lodge.

Penguen ve foklardan sonra bu yazıda sahne beş büyük’lerin yani  fil, aslan, buffalo, gergedan ve çitaların. Kichaka doğanın içinde, dünyadan kopuk bir yer dolayısıyla 4 gün boyunca sadece yemek yemeye gittiğimizde personelin yüzünü, safariye çıktığımızda da fillerin, aslanların yüzünü görüyoruz, bazen de (mecburen) popolarını 🙂

s26

Kichaka’da günde 2 kez safari hakkı var: Sabah 6.30’da başlayıp 9 gibi biten sabah safarisi & öğlen 3,5 gibi başlayıp 7’ye doğru biten akşamüstü safarisi. Ben ki sabah uykusunu çok seven bir kişilik olarak safari sevdasına hiç zorlanmadan uyandım. Ama yine de tesis işini şansa bırakmamış, önlemini almış, ‘ertesi sabah safariye gideceğim’ dediyseniz 6.00’da uyandırma servisi için başucunuzdaki telefon zırıl zırıl çalıyor:)

Kichaka’nın bulunduğu yer 7 bin 500 hektarlık bir alan, Lalibela diye geçiyor bölgenin adı. Kichaka’dan başka 2 tesis daha var. 7 bin 500 hektarlık alanı daha da somutlaştırmak için şöyle ifade edeyim: İstanbul’daki Bakırköy ve Bahçelievler’in toplamından daha büyük.

Bu bölgede yapılan safarilerin adı ‘game drive’ olarak geçiyor. Bildiğimiz safariden farkı var mı , evet var. Farkı anlatmak için önce benzerliklerini anlatayım: “Game drive”lar da safariler gibi, hayvanların doğal hayatına dokunmadan, müdahale etmeden gözlemleme şansı veriyor. Arazideki hayvanların avlanmasına, yemesine, içmesine, çiftleşmesine hiçbir şekilde müdahale edilmiyor. Ancak burada sunulan kontrollü bir vahşi doğa, fark bu. Her arazinin belli sayıda hayvanı var: 4 aslan, 30 gergedan, 41 fil gibi.. Bu ortamda game drive yaparken ne kadar gezerseniz gezin 5. aslanı, 31. gergedanı görme imkanınız yok. Yine de özellikle Afrika’da ilk kez vahşi doğayı gözlemliyorsanız hem bilgilendirme hem de gözlemleme imkanı açısından yeterli&gayet verimli.

s22

Bize özel üstü açık safari aracımız ve rehberimiz Troy 4 gün boyunca bizimleydi. Safari için uygun olduğunu düşündüğümüz açık renk (toprak, bej vs..) kıyafetlerimizi de yanımıza almıştık. Meğerse gerek yokmuş, çünkü karşılaşacağımız hayvanlar zaten siyah-beyaz görüyormuş. Böylece safari hakkında yanlış bilinen bir efsaneye son noktayı koymuş olayım! Safaride asıl amaç Big Five – Beş Büyük diye bilinen fil, aslan, buffalo, gergedan ve çitaları görmek. Bizim şansımız vardı, 3’ünü ilk gün çıktığımız sabah safarisinde, diğer 2’sini de akşam safarisinde görebildik:

img_2107-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Safaride bizi ilk karşılayan zebralar oldu. Ben hep siyah beyaz bilirdim kendilerini, Troy doğa ile ilgili bilgi dağarcığımızı genişletmeye ilk adımda başlıyor. Zebralar 2 türlü imiş: Dağ zebraları ve ova zebraları. Bizim Afrika’da tanıştıklarımız dağ zebraları ve siyah beyaz çizgilerinin arasında bir de kahverengi çizgileri var. Dakikalardır inceliyor olmama rağmen Troy söyleyene kadar fark etmemiştim, beyin nasıl da alıştığına kodlanıyor! Troy’un söylemesiyle fark ediyorum kahverengi çizgileri:

Processed with Snapseed.

s14

Daha sonra ‘buck’ familyasıyla tanışıyoruz. Bunlar game drive’larda sıklıkla göreceğimiz teke, erkek geyik, keçi vs.. türlerine verilen toplu ad. Pek çok çeşidi var: reedbuck, bushbuck, blesbuck… Aslan, çita vs. gibi vahşilere yem olan ilk hayvanlar bunlar , bu nedenle de çok ürkekler. O kadar güzel gözleri var ve öyle güzel bakıyorlar ki ”E bu da doğanın kanunu” demek çok zor geliyor:

s3

s2

Sonrasında beş büyük’e giriş yapıyoruz: Fillerle. Böyle 2 cümlede anlatıverdiğime bakmayın, onları bulmak klavye tuşuna basmak kadar kolay değil. Arazide epey arıyoruz, sonunda tura çıkan diğer rehberlerden gelen bir istihbarat sonrası tanışıyoruz fillerle:

s28

s26

Fillerin zeki ve duyarlı hayvanlar olduğunu gitmeden önce elbette biliyorduk, ama sınırları benim zannettiğimden de geniş çıktı. Bir keresinde Troy’a sordum, ”Aslanlar , çitalar avlarını yedikten sonra sürüdeki diğer hayvanlar yas tutuyor mu?” diye.. Meğer tanıştığımız tüm hayvanlar arasında bir tek filler yas tutarmış.. Heybetli görüntülerinin altında pamuk gibi kalpleri var yani:) Bir keresinde beslenme saatlerine denk geldik, koca ağacın kökünü söküp (nemli olduğu için en çok kökleri severlermiş) yiyişine tanık olduk. Ayaklarını el gibi kullanıyor, kopardığı parça çok büyükse ayaklarından yardım alıyor, insan izledikçe doğanın dengesine bir kez daha hayran oluyor:

Troy filler hakkında çokça şey anlattı, hepsini buraya sığdırmak mümkün değil elbet ama benim en çok merak ettiklerimden biri aslanların gücünün fillere yetip yetmediğiydi. Aslanlar düz alanda çok mahir olmalarına rağmen tırmanma konusunda çok da cesur değillermiş, dolayısıyla bir aslanın bir fili öldürmesi zor. Ama doğanın kralı bunun da çaresini bulmuş, sürüdeki diğer aslanları çağırıp sürü halinde saldırırmış file, ve pek çoğunda da başarılı olurlarmış! 😦

s25

s29

E isimlerini yazıda geçirmişken kendilerini anlatmanın tam sırası, tanıştığımız beş büyük’ün ikincisi aslanlar oldu. Onları da bir istihbarat sonrası bulduk ama epey zorlandık. Karınları tok olduğu için ayakta değiller, yatıyorlar ve renkleri otların ve toprağın rengine çok yakın olduğu için çok zor fark ettik. ”Aslan yattığı yerden belli olur” efsanesi yalanmış yani:)

Doğanın kralı oldukları uzun uzun yatmalarından  belli ama 🙂 Diğer pek çok hayvan aslanlar tarafından avlanma korkusu yüzünden günde sadece 4 saat uyurken aslanlar 12 saat uyuyorlarmış!! (ama bu haksızlık dediğinizi duyar gibiyim!)  Game drive boyunca 3 kez aslan gözlemleme imkanımız oldu, hepsinde de sere serpe yatıyorlardı.

20160909_091406_2-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

s21

Tabii ki araçtan inip birlikte fotoğraf çektiremedik (!) ama safari aracı ile 3-4 metreye kadar yaklaştık. Yeni avlandıkları için keyifleri gayet yerinde hatta bir keresinde dişi aslanın çenesinde hala kan izleri durduğunu bile görüyoruz!!! Bir avlanma onlara yaklaşık 1 hafta yetiyor dolayısıyla yeni beslenmiş oldukları için alarm halinde değil sefa halindeler:) Troy safari araçlarına alışkın olduklarını , ancak araçları insanlarla bir bütün olarak gördüklerini söylüyor. Dolayısıyla yer değiştirmek için ayağa kalkma hamlem Troy tarafından çevik bir hareketle durduruluyor!! Farklı gördükleri her şeyi tehdit olarak kabul ediyorlarmış, risk almaya gerek yok elbet! Safari aracında bir fotoğraf ile yetiniyorum:

20160909_091123-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Ve gergedanlar.. Dürüst olayım bu geziden önce merak ve ilgi listemde üst sıralarda değillerdi. Ama tanışınca onlara haksızlık ettiğimi anladım. Bizim gördüklerimiz beyaz gergedan. (Bir de siyah gergedanlar var ama onlar daha vahşi ve ot değil direk ağacı yiyor. Bir de aile ile birlikte değil tek başına yaşıyor.) Biz 4 kişilik bir gergedan ailesiyle karşılaştık, en küçük gergedan 2 yaşındaydı, çok sevimliydi. Küçük yazdığıma bakmayın 600 kg imiş kendisi, annesi de 2 ton!

20160909_172729_6-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

20160909_172727_4-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Yavru gergedan pek meraklı, her duyduğu sese haldur huldur koşturuyor, annesinden de azarı yiyor:) Anne gergedan çok korumacı, bir keresinde baba gergedanı bile uzaklaştırdı çocuklardan. Troy, baba gergedanın burnundaki boynuzun çok uzun olduğu için yavrulara istemeden de olsa zarar verebileceğini, bu yüzden de annenin önlem aldığını anlatıyor. ‘Ana gibi yar olmaz’ durumu sadece biz insanlar için geçerli değil anlayacağınız!

20160909_172943-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Boynuz meselesiyle ilgili mutlaka paylaşmak istediğim bir nokta var. Anne gergedanın boynuzu kesilmişti, dikkatimi çekiyor,  Troy’a soruyorum. ”Biz kestik” diyor . Önce dehşete kapılıyorum ama bir gerekçesi var elbet: Gergedan boynuzları çok değerli, özellikle Çinliler cinsel gücü artırdığına inandıkları için satın alma peşindeler. Bu yüzden de bir ticaret ağı oluşmuş, öyle ki boynuzun kilosu 30 bin dolardan satılıyor!!! Bu yüzden de avcılar gergedanları öldürüyorlar. Tesis yetkilileri de öldürülmesinler diye, uyuşturup canını acıtmadan burnunu kesiyorlar. (Baba gergedan çok büyük ve güçlü, yavrular ise daha çok küçük olduğu için onların boynuzlarını kesmemişler.) Tabii boynuz avcılığının oranları düşünüldüğünde bu gerekli bir önlem belki ama bana yine de korkunç geldi en başta. Troy’un sözleriyle biraz yatışıyorum: ”Gergedanların boynuzu tırnak gibidir, yokluğu/kısalığı canlarını acıtmaz, sadece ilk günler alıştığı burnunu göremediği için psikolojik olarak etkileniyor ama daha sonra alışıyor.”

20160909_172725_2-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Gelelim çitalara.. Av leoparı olarak da biliniyorlar. Onlar da aslanlar gibi doğanın en güçlülerinden, dolayısıyla 12 saat uyuma lüksü olanlardan. Elbette benekli postu çok dikkat çekici ama yakından bakınca beni daha fazla etkileyen bir detay olduğunu gördüm: Gözünün altından çenelerine doğru uzanan siyah çizgi. Karizmatik değil de ne?!!

20160909_074352-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Troy by arada bize çitanın da yeni avlandığını anlatıyor. Zaten biz de profilden kamera/dürbünle baktığımızda kurumuş kan izinden anlıyoruz:

s6

Çitalar da aslanlar gibi yeni avlanmış oldukları için lütfedip yerinden kalkmıyor, maalesef ayakta göremiyoruz. Yanına yaklaşamıyorum ama teknoloji sağolsun uzaktan bi buse konduruyorum kendisine:

s15

Beş büyük’ü Afrika mandası nam-ı diğer buffalolar ile sonlandırıyoruz. Afrika mandaları Asya mandaları ile akraba ama onların aksine savunmacı bir doğaları var ve bu yüzden de insanlar için tehlike oluşturabiliyorlar. Büyük Beş arasında sayılmalarının nedeni de bu. Onlara dair hatrımda komik bulduğum boynuzları , kulağımda da ot yerken çıkardıkları fazlaca yüksek ses kalıyor:)

20160911_065909-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

20160911_070105-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

4 gün boyunca bu saydığım hayvanların hepsini araçtan gözlemlemek zorunda kaldık, ama son gün son saatlerde Troy araçtan inebileceğimizi ve leopar kaplumbağasına yakından bakabileceğimizi söylüyor. Dünyanın en büyük 4. kaplumbağası imiş, adı da kabuğunun leopar desenine benzemesinden geliyor. Hemen iniyorum, alıyorum bi selfie’sini:

img_2387-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Bir de beş büyük listesinde olmasalar da bizim gönül listemize üst sıradan giriş yapan zürafalar ve hippopotamlar(su aygırları) var.. Yağmurlu bir sabah uzun uğraşlar sonucunda 3 kişilik zürafa ailesinin izini buluyoruz. Daha 2 ay önce doğmuş yavru zürafayı seyretmelere doyamıyorum:

20160910_071104-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

img_2291-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

20160911_071623-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Hippopotamlara ise sürü halinde rastlıyoruz. En fazla kaç dakika suyun altında kalabildiklerini merak ediyorum, cevap beklediğimden epey az: Tam 2 dakika!

s11

s12

İlk gördüğümüzde hippopotamların hepsi sudaydı ama 2. gün hava güzel olduğu için güneşleniyorlardı. Biz yanlarına yaklaşınca rahatları bozuldu, sürü halinde suya girmeye başladılar. Ama 4 aylık dobiş hippopotam güneşlenmeyi çok sevmiş olacak ki  suya hiç girmek istemedi, epey uğraştırdı büyüklerini! (en arkadaki sırtı dönük oturmuş minnoş)

Sabah safarilerinde daha çok hayvan görmüş olmamıza rağmen ben akşamüstü safarilerini daha çok sevdim. Günbatımı saatine denk geldiğimiz için manzara seyre doyulmaz oluyordu. Bir de bu güzelliğe Troy’un bize bir sürprizi eklendi:

img_2369-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Tam günbatımı zamanı düz bir alana park edip, aracın yanındaki küçük açılıp kapanabilir masayı açtı, üstüne birkaç çeşit atıştırmalık, 2 tane de şarap kadehi koydu… Ardından da Güney Afrika’nın şahane şaraplarından birini tabii ki!

s18

Dünyanın bir ucunda, sadece metrelerce ötemizde aslanlar, filler var iken, yemyeşil bir doğanın ortasında, yanımda en sevdiğim Alişer Bey’ciimle günbatımını izledik! İşte bu ve bunun gibi anlar  ‘yaşamayı’ ‘hayatta kalmak’ tan ayıran anlar, yaşadığımızı hissettiren, hiç unutmamacasına hafızamıza kazıdığımız…

s16

Safari imkanının dışında Kichaka’nın diğer güzel yanı, 4 gün boyunca tamamen dünyadan izole olma imkanı sağlamasıydı.

 

20160909_144611-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Burası 10 tane lodge’un (hadi dağ evi diyeyim) , 1 tane de restoran ve lobi olarak kullanılan Main Lodge’un bulunduğu bir tesis. Girişte bir hoşgeldin içeceği&sıcak havlularla karşılandık, kısa bir tanıtımın ardından da lodge’umuza kavuştuk.

 

kichaka-private-plunge-pool

 

img_2312-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

 

 

 

fullsizerender1-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

fullsizerender-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Tesisin personelinden bahsetmeden geçemeyeceğim. İşlerini mükemmel yapıyorlar,  hizmete hazır olduklarını hep hissettirerek, ama hiç rahatsız etmeyerek… Personelin hepsi siyah, çevre köylerden geliyorlarmış, kibarlığın ötesinde bir mahcubiyetleri var.

Sabah safarisinin ardından kahvaltı, öğlen 1-2 arası yemek, 3,5’ta öğle safarisine çıkmadan önce çay saati ve akşam yemeği… Sürekli bir yeme içme durumu var pek çok tatilde olduğu gibi:) Kahvaltı ve çay saatine tam not ama akşam yemeklerini Afrika mutfağına, özellikle tatlı yemek soslarına çok alışık olmadığı için biraz yadırgadık, zaman zaman az yedik ama hiç aç kalmadık. Yalnız gündüz safaride gördüğümüz ‘buck’ familyasındaki bazı hayvanların adını akşam menüde görmek tuhaf bi histi doğrusu: /

img_1990-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Çokça dinlendiğim, dinlediğim & öğrendiğim 4 günün ardından rüyadan uyanıp gerçek hayata dönüyoruz. Dönüşte doğayı, hayvanları ne kadar az tanıdığımızı düşünüyorum. Geçim derdi yüzünden plazalarda kapalı kaldığımız hayatlarımıza hayıflanıyorum… & bu bir haftalık rüya balayı için kadehimi  Afrika’ya kaldırıyorum! Teşekkürler & tekrar görüşmek üzere…

20160909_180251-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

 

GERGEDANLA BİR SELFIE?” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s