Penguenlerin Peşinde Bir Balayı: Cape Town

Ne çok ara vermişim bloga.. istemeden.. ama geçerli bi sebebim vardı elbet : evlilik hazırlıkları, balayı derken geçiverdi koca yaz birdenbire.. Uzun sürenin ardından birkaç bölüme anca sığacak bir seyahat paylaşımıyla ( ve bir daha bu kadar ara vermeyeceğimin garantisiyle) dönüyorum an itibarıyla: Güney Afrika & tabii ki tüm bu telaşlı süreçlerin en tatlı kısmı balayı vesilesiyle…

Caanımm Alişer Bey ile önce imzaları, ardından da göbecikleri attıktan sonra kendimizi de havaalanına atıverdik. Balayımız 2 bölümden oluşuyordu: İlk kısım Cape Town& çevresi. İkinci bölüm Cape Town’a 1 saat uçuş mesafesindeki safari merkezüssü Grahamstown & aslancıklar,(!) filler, zürafalar….

img_6356-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Cape Town paylaşımlarıyla başlayayım. Cape Town’da ne yapılır? sorusunun en iyi yanıtlarından biri: Ümit Burnu Turu. Tek bir post’ta hakkını veremeyeceğimi düşündüğüm için de önce sadece Ümit Burnu turunu yazıyorum:

Ümit Burnu Turu’na Cape Town’a ayak bastıktan bir sonraki gün gittik. Bu tur için kesinlikle tam bir gün gerekiyor. Güney Afrika ile ilgili ilk&en önemli detay: Trafik de mevsimler de bize ters! Yanlış anlaşılmasın ‘bize uymaz, hoşumuza gitmez’ anlamında değil, ‘bizim alıştığımıza zıt’ anlamında yazdım bunu:) Güney Yarımküre’de yer aldığı için mevsimler Türkiye’nin tam tersi, biz Eylül başında gittiğimizde oranın Nisan’ıydı örneğin, ilkbahardı yani. Trafik de Türkiye’dekinin aksine soldan akıyor. Ters trafiğe rağmen biz araba kiralamayı tercih ettik. Önemli uyarı: Araç rezervasyonu için kimin kredi kartı kullanıldıysa O’nun ehliyeti gerekiyor. Biz bu detayı uzun atlamış bir çift olarak azıcık rötarlı başlayabildik tatile, ama yine de yeni düzenlemeler yapıp araç kiralamayı başardık. İyi ki de başarmışız, özellikle Ümit Burnu Turu’nu kendi rotanız dahilinde yapmanızı öneririm. Ama araç imkanı yoksa elbette günübirlik turlar da sizi götürüyor. Hylton Ross bu turların en bilineni ve en sevileni.

Cape Town güvenli mi?

Bir önemli not daha: Güney Afrika ile ilgili en çok duyduğum sorulardan biri: Güvenli mi? sorusu. Yanıt vereyim: Evet güvenli. Turistik yerlerde gezindiğiniz, arka sokaklara girmeye çalışmadığınız sürece gayet güvenli. Ümit Burnu Turu’nda dönüşünüz akşam geç saatte bile olsa sorun yaşamazsınız örneğin. Yollar asfalt, bol ışıklı & tehlike arz etmiyor.

Ümit Burnu Turu: 

Biz Cape Town merkezdeki otelimizden sabah saat 10.35’te yola düştük. Aslında Ümit Burnu hiç durmadan gaza basıp gitseniz 1,5 saatte ulaşabileceğiniz bir yer. Ama aklı olan bunu yapmaz! Çünkü 1,5 saatlik bu yolda insanın aklını başından alacak kadar güzel duraklar var. Bir yanda Atlantik Okyanusu, diğer yanda hayran olunası bir yeşillik, ağaçlar, bitkiler&manzara…

fullsizerender-33

Foklarla Buluşma:

Biz ilk molamızı yola çıktıktan 20 dakika sonra 10.55’te Hout Bay‘de verdik. Burası foklarla buluşma, kaynaşma yeri. 

fullsizerender-17

Girişinde bu tabelayı gördüğünüz limana saptıysanız doğru yerdesiniz demektir. (bu uyarıyı özellikle yapıyorum çünkü fark edilmesi çok kolay değil limanın, biz azıcık fazla yol gidip geri döndük örneğin, biz ettik siz etmeyin!) Burada ilk işimiz arabayı park edip fokların yaşadığı adaya gidebilmek için feribot bileti almak oldu. 15 dakika gidiş, 15 dakika dönüş, 15 dakika da ada çevresinde tur, toplam 45 dakikalık bir deniz yolculuğu bu. Bilet fiyatları yetişkinler için 65 Rand (13 TL) , çocuklar için 35 Rand (7 TL.) Yolculuk boyunca adaya ayak basmadık, zaten deniz ve hava şartlarından fokların yanına yaklaşmak da çok mümkün değil. İşte tam burada fotoğraf makinemizin zoom’u devreye girdi ve okyanusun sessiz sakin’lerinin yüzme, beslenme hatta kaşınma anlarına şahit olduk:)

fullsizerender-23

fullsizerender-22

Turların sonunda yolcuları 3 görünüşü yaşlı, kendi genç Afrikalının müzik ziyafeti karşılıyor.. Benim de düğünde kendimi kaptırdığım rakkas ve mezdekenin ardından Afrika ritimlerine ayak uydurmam da çok zaman almadı:)

Hayatımda ilk kez fokları bu kadar yakından görmüş olmama rağmen yine de yetmemişti. Tam limandan ayrılacakken dikkatimizi limandaki sesler çekti. Bir de baktık ki bir balıkçı balıklarıyla fokları besliyor, hem de ağzıyla:)

fullsizerender-21

Balıkçı ufak bir rica ve bir o kadar da ufak bir bahşiş karşılığı bizim de foklarla yakın mesai yapmamıza izin verdi. Ama tabii biz O’nun kadar cesur değiliz, elimizle besledik fokları:

Manzara dediğin böyle olur: Chapman’s Peak 

Hout Bay’den çıktıktan sonra yola devam ettik. 20 dakika sonra beni bu turda en çok etkileyen yerlerden birine Chapman’s Peak’e geldik. Giriş paralı 42 Rand (8,5 TL). 593 metre yükseklikteyiz. Dünyadaki en güzel sürüş rotaları arasında sayılıyor burası, Mercedes ve BMW gibi lüks otomobil markalarının, ”off şu manzaraya bak” dedirten yeşilli, mavili , bol virajlı yollarda çekilen reklamları var ya, işte onların bir kısmı bu rotada çekilmiş, buyrunuz bu linke bakınız.

Atlantik Okyanusu’na nazır, panoromik bir manzara, az önce ziyaret ettiğimiz Hout Bay tam karşımızda. Manzaranın güzelliğini anlatması epey zor, çektiğimiz birkaç fotoğrafı yardıma çağırayım:

fullsizerender-15

vvvv

Burada arabaların park edebileceği noktalarda durup biraz zaman geçirdikten ve fotoğraf arşivimizi epey kabarttıktan sonra yola devam ettik. İstikamet Cape Point yani Ümit Burnu ve en uçtaki fener.Navigasyonunuz varsa ya da yanınıza harita almayı unutmadıysanız şanslısınız, çünkü buralarda bir bilenin yardımı gerekiyor. Kommetjie tabelalarını takip edip yaklaşık 45 dakika sonra hedefe vardık.

fullsizerender-16

Aç maymunlara dikkat, saldırabilirler!

Ümit Burnu’nun sonundaki fener Cape Point Milli Parkı‘nın içinde. Önce parka giriş ücretini ödedik: Yetişkinler için 125 Rand (25 TL) Girişte bizim buralarda pek rastlamadığımız bir maymun türü olan babunlara dair bir uyarı göreceksiniz, o uyarı bundan sonra göreceğiniz onlarca uyarı tabelasının ilki. O bölgede yaşayan babunlar özellikle yiyecek gördüklerinde saldırgan oluyorlarmış, aman dikkat!

Biraz daha ilerledikten sonra en uca, fenerin olduğu bölgeye ulaştık. Fenere çıkmak için 2 yol var: Ya tabana kuvvet 1 saat yürümek, ya da keseye kuvvet 24 Rand (5,5 TL) verip elektrikli fünikülere binmek.

fullsizerender-19

2 Okyanusun buluştuğu yer: 

Fünikülerden indikten sonra birkaç basamaklık bir alan kalıyor fenere ulaşmak için. Sonrasında sizi bolca rüzgar (buranın eski adının Fırtınalar Burnu olduğunu hatırlatmanın tam sırası) ve bu manzara karşılıyor:

20160906_151458_hdr-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

20160906_152611_hdr-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Malum Cape Town Atlantik Okyanusu kıyısında, kentin içinde okyanus manzaralı mekanlar pek çok. Ama Ümit Burnu’ndaki bu manzaranın diğerlerinden bir farkı var. Bu sadece tek bir okyanusun manzarası değil, iki devin buluşmasının resmi: Atlantik Okyanusu ile Hint Okyanusu’nun. Burası pek çok yazıda ‘Afrika’nın en güney ucu’ olarak nitelendiriliyor, bu şekilde turist çekmeye çalışılıyor (ki aslında en güney uç buraya 160 km uzaklıktaki Agulhas Burnu imiş) Ama bence buranın en önemli özelliği iki okyanusun buluşmasını izleyebileceğiniz yegane nokta olması.

haber6_k-1

Soğuk bir dönemde gitmediyseniz burada uzunca vakit geçirebilirsiniz, tabii babunlara dikkat etmek suretiyle: )

20160906_152557_hdr-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8

Bu kadar gezmeye can dayanmaz karnımız acıkmaya başladı dönüşte. Fünikülerden indikten sonra Two Oceans Restoran var, manzarası elbette şahane, dünya üzerinde 2 okyanusun üstünde yemek yiyebileceğiniz kaç mekan vardır ki?:)

fullsizerender-18

Ama dürüst olayım, yemekleri için aynı şeyleri yazamayacağım. Biz bilimum deniz canlısından oluşan bir meze tabağı yedik, bir tane de bira hüplettik. Hesap 586 Rand (yaklaşık 120 TL) geldi. ‘Deniz ürünleri varsa çok sayılmaz bu hesap’ dediğinizi duyar gibiyim, ama Güney Afrika o kadar uygun fiyatlı bir yer, ve şehirde o kadar güzel yemekleri o kadar ucuza yedik ki, Two Oceans’taki hesap bize biraz kabarık geldi, lezzet olarak da kötü olmasa da  Cape Town ortalamasının altındaydı. Ez cümle ufak bir tavsiye vereyim: Restoranın yanında bir de fast food mekanı var Two Oceans’ın, bir bütün pizzayı 60 Rand (12 TL) ‘ye veriyorlar. Dışarıda da yine okyanus manzaralı sandalye-masalar var. Çok vakit&nakit kaybetmeden öğle yemeği olayını bitirmek isteyene fast food tarafını öneririm, aynı bu çiftin yaptığı gibi:

fullsizerender-20

Penguenlerle Buluşma Zamanı: 

… ve Ümit Burnu feneri ziyareti sonrası dönüşe geçtik, bu kez okyanus kıyısından değil, diğer yolu tercih ettik, yol üstünde gördüğümüz duraklar aynı olmasın diye. Simon’s Town tabelaları bizi,  bu turda en çok eğlendiğim anların evsahibine Boulders Beach‘e götürdü:

img_1807

Burası Afrika penguenlerinin bölgesi. Boulders Beach’e girişte Visitor Centre-Ziyaretçi Merkezi var, oradan gidip giriş için bilet alıyorsunuz. Bir tur şirketiyle gittiyseniz sizi penguenlerin bulunduğu sahilin üst kısmına çıkarıyor, penguenleri sadece yukarıdan görebiliyor, yakınlarına yaklaşamıyorsunuz, anca uzaktan uzaktan selfie çekebiliyorsunuz.  Ama biz bir alternatif yol bulduk ve tatlıcıklarla bayaaa yakın mesai yaptık:) Gitmeden önce okuduğum yazılarda bu yoldan hiç bahsedilmemişti, ya keşfedilmediğinden ya da keşfeden kendine sakladığından… Hadi Gezgin Muhabirella takipçilerinin bir farkı olsun, kendime saklamayayım: Ziyaretçi Merkezi’nden biletinizi aldıktan sonra yürüyüp ilerlemek yerine, geri çıkıp sağ taraftaki ( aşağıda fotoğrafını gördüğünüz) tahta yolu takip edin:

img_1808

O yolun sonunda sizi bizzat penguenler karşılayacak:

img_1828

… değil yakından görmek, hava güzelse birlikte yüzebilirsiniz bile:) Mevsim dolayısıyla biz gittiğimizde azıcık soğuktu ama hazırlıklıydım çıkardım ayakkabıları , giydim parmak arası terliği, başladım penguenleri takibe.. Elbette evcil hayvanlar gibi değiller, yanınıza gelip kendilerini sevdirmiyorlar …

img_1851

Kaçan kovalanır’ı bu tatlıcıklara kim öğrettiyse elimden çekeceği var, sürekli kaçtılar:) Çok soğuktu, ayağımdaki terlikler sürekli kaydı (yalınayak daha rahat olur) ama yine de pes etmedim, onlar kaçtı , ben kovaladım, sonunda da aynı kadraja girmeyi başardım:) sonucu da geçtim o sonuca ulaşana kadar geçirdiğim anlar hayatımın en eğlenceli anlarından biriydi…:)

Bu noktada önemli bir not ileteyim: Penguenler insanlara alışıklar, yanlarına bu kadar yaklaşmış olmak onlara zarar vermiyor ya da doğal hayatlarına müdahale sayılmıyor. Penguenler sizinle mesafesini ayarlıyor zaten:) Çokça karşılaştığım birkaç soruya da yanıt vereyim: Penguenlerin Güney Afrika’da ne işi var? Bunlar Afrika Pengueni olarak geçiyor ve Güney Afrika kıyılarında okyanusla haşır neşir yaşıyorlar.. bir de bilinenin aksine Kuzey Kutbu’nda penguen zaten yaşamıyor, çünkü kutup ayıları rahat vermiyor:)

20160906_165518-a76ef047d8d24c03823acdf41c4ee7c8-1

Bir diğer soru: Ses çıkarıyorlar mı? Evet çıkarıyorlar, hatta benim beklediğimden biraz daha kalın(!) bir ses, azıcık eşek anırmasına benziyor!!:) haksız mıyım, siz söyleyin:

Bu küçük serenat ile Cape Town yazımı bitiriyorum.. Penguenlerle ilgili daha fazla sorusu olan varsa mail adresimden ya da Instagram’dan ulaşabilir:)

 

 

 

Penguenlerin Peşinde Bir Balayı: Cape Town’ için 3 yanıt

  1. Geri bildirim: Güney Afrika’da Safari
  2. Guney Afrika’ya gitmeden once herhangi bir asi oldunuz mu ? Sinekler icin bir ilac almak gerekli mi ? Tesekkurler 🙂

    Beğen

    1. merhabalar.:) Güney Afrika’da Cape Town’a ve safari için de Grahamstown’a gitmiştim. İkisi için de aşı gerekmiyor. Ben kaldığım&gezdiğim yerlerde tek bir sineğe dahi rastlamadım ama bu konuda temkinli olmakta fayda var, küçük bişiy atın bavula yanınızda bulunsun;)

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s