Kahveye kime gidelim?

Kahveyi çekirdek olarak alıp kendileri kavurur, farklı demleme yöntemleriyle içime hazır hale getirir. Bir diğer deyişle hazıra konmaz, kahvenin ham maddesiyle kendileri uğraşıp misafirlerine sunarlar. Son zamanlarda sık duyduğumuz 3. dalga kahvecilerin tanımı tam da bu. Son 4-5 yıldır İstanbul’da kahve kokusunun daha da yoğunlaşmasının nedeni de 3. dalga kahvecilerin sayısının hızla artması. İstanbul’daki 3. dalga kahvecileri tek bir yazıda topladım, hepsini sığdıramadım ama en iyilerini özenle tek tek cımbızladım. Bu yazı vesilesiyle de ekmek teknem CNN Türk’ün internet sitesine kahve kokulu bir giriş yaptım:

s-197806df718bd3e7684aa4c919b0b2f4c84eecfd

Drip Coffeeist- Galata:

İçeri girer girmez duvarda kahve koyan genç bir kadın resmi karşılıyor ziyaretçileri. Hem içerideki hem de dışarıdaki oturma bölümü oldukça ferah. Kendinden en çok konuşturan kahvesi Japanese Syphon.

Federal Galata:

Galata Kulesi’ne çıkan ara sokaklardan birinde Federal Galata. ‘Kahvemi içerken ortam sessiz olmasın, fonda güzel müzikler de çalsın’ diyenler için birebir. Kahvenin yanı sıra güçlü tatlı menüsü için de gidilir. Çileğin başrolde olduğu Paris best ve magnolia denemeye değer. Tecrübeyle sabit:)

İstisna Tatlar – Moda:

baykus-kahve

Adı üstünde menüsünde istisna tatlar var. Dağ çilekli Türk Kahvesi ile Kavunlu Latte gibi başka yerlerde bulamayacağınız tatlar gibi.. Anadolu Yakası’nda Moda’da.

Mambocino – Beşiktaş:

Telaşlı Beşiktaş kalabalığının ortasında bir yolüstü dinlenme yeri. Küçük shot bardağında ikram edilen, espresso ve kullanılan espressonun yarısı kadar süt içeren Cafe Cortado menünün öne çıkan lezzetlerinden biri. En şaşırtan lezzetlerinden Lavantalı Latte de denemeye değer.

MOC Nişantaşı:

3. dalga kahveciler arasında en iyilerden bir tanesi. Nişantaşı’nın göbeğindeki yol üstü kafelerin bir arka sokağında, görece daha sakin. Kahve çekirdekleri Peru, Kolombiya, Kenya’nın da aralarında bulunduğu 12 farklı ülkeden geliyor. Menüsüne gelince tavsiyeler saymakla bitmez. Cold brew ve chili mocha en çok tüketilen kahvelerden.

Monk Coffee-Dikilitaş: 

Dikilitaş’taki büyük eksikliği dolduran mekan. Yeni açılmış olmasına rağmen rakipsiz olduğu için özellikle haftasonları oldukça rağbet görüyor. Espresso’ları çok başarılı. ‘Kahveme havuçlu kek eşlik etsin’ diyenleri de hayalkırıklığına uğratmaz.

Montag-Kadıköy: 

Kadıköy merkezde, duvarda kocaman Audrey Hepburn çizimi eşliğinde kahve içebileceğiniz bir yer. Başarılı latteleri kadar meyveli cheesecakeleri de misafirlerinin hafızasında yer eden tatlardan.

Not Just Coffee – Cihangir:

Adı üstünde burası sadece bir kahve mekanı değil. Kahve yanında damla çikolatalı ve beyaz çikolatalı kurabiyeler de var. Mekan oyuncu Bergüzar Korel’in. Kurabiyeler de onun kendi elleriyle yaptığı kurabiyeler. Cihangir’in metrekare olarak belki en küçük, ama etkisi bir o kadar büyük kafesi. İlk dikkat çeken detaylarından biri turkuaz renkli dekorasyonu.

Sunday Cafe Nişantaşı:

Teşvikiye Camii’nin hemen arkasında iki katlı bir mekan. Menüsü Karaköy’deki Karabatak ile neredeyse aynı, kardeş işletme olarak geçiyorlar zaten. Dolayısıyla Viyana’nın ünlü kahvesi Julius Meinl’in pek çok çeşidini burada tatmanız mümkün. Beğendiğiniz tatları eve götürebilmeniz içi kahve satışı da var.

Afiyet olsun!

Yazımın www.cnnturk.com.tr ‘deki versiyonu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s